Makine Mühendislerinde Sakarya yönetimi belirlendi

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Sakarya İl Temsilciliği Yürütme Kurulu Üyeleri, Medya ile biraraya geldi

Makine Mühendislerinde Sakarya yönetimi belirlendi

TMMOB Makina Mühendisleri Odası Sakarya İl Temsilciliği Yürütme Kurulu Üyeleri, Medya ile biraraya geldi

Ridvan KARA
Ridvan KARA
01 Haziran 2014 Pazar 14:58
1566 Okunma
Makine Mühendislerinde Sakarya yönetimi belirlendi
TMMOB Makina Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi tarafından atanan Sakarya İl Temsilciliği 12. Dönem Yürütme Kurulu üyeleri, gerçekleşen basın toplantısıyla, kamuoyuna tanıtıldı.

Kısa adı TMMOB olan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Makina Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi tarafından 26 Mart 2014 tarihinde atanan Sakarya İl Temsilciliği 12. Dönem Yürütme Kurulu üyeleri, Ofis Sanat Merkezi Themono Restaurant’ta gerçekleşen basın toplantısıyla, kamuoyuna tanıtıldı. Mustafa Demir’in Sakarya İl Temsilcilik Yürütme Kurulu başkanı olduğu TMMOB Makina Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi Sakarya İl Temsilciliği Yönetimi şu isimlerden oluştu: “Sekreter Üye Ömer Demirtaş, Sayman Üye Faruk Gürpınar ve Üyelerimiz Mehmet Rıza Adalı, Aslıhan Balcı, Mustafa Nail Cenkçi, Sibel Ünen, Anıl Sarızeybek, Yiğit Tuna ve Barış Bülen Muzuoğlu.”
TMMOB Makina Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi Başkan Vekili Vedat Dedeoğlu’nun aralarında bulunduğu toplantıda, temsilcilikte 5 Makina Mühendisi 2 ara teknik eleman, profesyonel olarak hizmet verdiğini ifade eden Başkan Mustafa Demir, “Temsilciliğimize bağlı Makina, Endüstri, İşletme, Sanayi, Uçak, Havacılık, Uzay, Mekatronik mühendisleri bulunmakta olup toplam üye sayımız 1020’dir. 12. Dönem yürütme kurulu olarak bu görevi üstlenmiş olduğumuzdan odamızı, mesleğimizi ve meslektaşlarımızı geçmişte olduğu gibi şimdi yine  ülke ve toplum yararları doğrultusunda yurdun doğal kaynaklarının işletilmesini, üretimin arttırılmasını, yurt sanayinin ulusal çıkarlara uygun yönde gelişmesini sağlamak için teknik ve bilimsel çalışmalar yapmak ve bunları üyelerinin ve sanayinin yararına sunmak, makina mühendisliği hizmetleri ile ilgili her türlü araştırma, inceleme, proje ve raporların hazırlanmasını, uygulanmasını ve teknik uygulama sorumluluğunun uzman makina mühendisleri tarafından yapılmasını sağlamak ve bunların teknik kurallara uygunluğunu incelemek, denetlemek ve onaylamak yer almaktadır” dedi.


Kaza değil, Cinayet kader değil, katliam
Soma’da yaşanan ve 301 kişinin şehit olduğu olaya da değinen TMMOB Makina Mühendisleri Odası Sakarya İl Temsilciliği Yürütme Kurulu Başkanı Mustafa Demir; “Son dönemde bizleri de derinden yaralayan ve daha önceleri defalarca uyarıda bulunmuş ve hazırlamış olduğumuz raporları sunmuş olmamıza rağmen yaşamış olduğumuz işçi katliamlarını da değinmeden geçmek istemiyoruz. TKİ ye ait olan, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. tarafından hizmet alım yolu ile işletilen Soma İlçesi yer altı kömür ocağında 13 Mayıs 2014`te meydana gelen facia sonucunda, aralarında 5 maden mühendisinin de bulunduğu 301 maden emekçisi yaşamını yitirmiştir.Bu üzücü olayda yaşamını kaybedenleri saygıyla anıyoruz. Acımız büyüktür. Ailelerine, yakınlarına ve ülkemize başsağlığı, yaralı canlarımıza acil sağlık diliyoruz. Facianın nedenleri, uygulamaya konulan özelleştirme, taşeronlaştırma, redevans, örgütsüzleştirme, sendikasızlaştırma, köleci çalışma sistemi, kamu madenciliğinin yok edilmesi ve kamu kurumlarında uzun yıllar sonucu elde edilmiş olan madencilik bilgi ve deneyimin  birikiminin dağıtılması gibi neoliberal politikalardır. Bu süreç ile üretim; teknik bilgi ve alt yapı olarak  yetersiz, deneyimi ve deneyimli uzmanı bulunmayan kişi ve şirketlere bırakılmıştır. Kamusal denetimin de yeterli ve etkin bir biçimde yapılamaması iş cinayetlerinin Soma da olduğu gibi katliama dönüşmesine neden olmuştur. Kuralsız ve denetimsiz çalışma yaşamına mahkum edilen emekçilerle birlikte mühendisler, mimarlar ve şehir plancıları da faciaların odağına konularak, sorumlu tutulmaya çalışılmaktadır. Bu ortamı yaratan gerçek sorumlular, devlet, hükümet, işyeri sahipleri bu şekilde kendilerini temize çıkarmaya çalışmaktadır. Demokratik mesleki kitle örgütü olarak bizlere düşen görev, gerçek sorumlulardan hesap sorulması için mücadele etmektir. Soma faciasında yaşamlarını kaybeden meslektaşlarımızın ve işçilerin haklarının savunmak, aynı zamanda bundan sonraki katliamların önüne geçecek, yeni can kayıplarının engelleyecektir. İş cinayetlerinden katliama dönüşen Soma faciası bizlere bir kez daha göstermiştir ki; kuralsız, esnek çalışma dayatması, resmiyette olup fiiliyatta olmayan sendikal anlayışlar, resmiyette olup gerçekte olmayan denetimler, sürdüğü sürece facialar son bulmayacaktır. . Daha bu felaketin acıları dinmeden 29 mayıs 2014 günü ilimizde Arifiye İlçesinde yapımı devam eden Yüksek Hızlı Tren İstasyonunun ikinci katında beton dökülürken çökme meydana geldi. Enkaz altından yaralı olarak çıkartılan 6 işçi hastaneye kaldırıldı. Doktorlar 3 işçinin durumunun ağır olduğunu söyledi. Yakın zamanda yaşanan Soma’daki iş katliamında da ortaya çıkan iş cinayetleri sonucu her yıl en az 1200-1500 arası çalışan iş cinayetlerinde yaşamını yitirmektedir.

Taşeron çalışma ve bunun sonucu olarak eğitim ya da donanımdan yoksun bırakılmaları işçilerin ölüm sebeplerinin başında geliyor. Diğer sebep ise, devletin sermayeye bir maliyet unsuru olarak gördüğü işçi sağlığı, iş güvenliğine yönelik alınması gereken tedbirleri sürekli sermaye lehine yeniden düzenlemesidir. Deyim yerindeyse, işçinin eli kolu bağlanıyor, taşerona, sendikasızlaştırmaya, güvencesiz çalıştırmaya mahkûm ediliyorken, sermayenin denetimi yok edilerek, her hareketi serbestleştiriliyor. Bu nedenle; İş sağlığı ve iş güvenliği yasasıyla bu alanı piyasaya devreden, denetimi yapanın işverenden maaş aldığı bir sistem kuran, yine tüm uyarılara rağmen bu alandaki denetim yetkisini bağımsız emek ve meslek örgütlerine vermeyi reddedenler, her yıl ölen binlerce işçinin faili konumundadır. İşte böylesi sermaye ve devlet işbirliği içinde, son yıllarda çalışma yaşamının denetiminin piyasalaştırılması, taşeronlaşmanın ve sendikasızlaştırmanın yasal mevzuatlarla desteklenmesi ve korunması sonucunda, hem iş cinayetleri hızla artmış, hem de çalışanların iş güvencesi ortadan kaldırılmıştır. AKP iktidarı ile Türkiye “İş kazaları”nda dünyada 3., Avrupa`da 1. sıraya yükseltmiştir. Söz konusu cinayetlerin inşaat sektöründe hızla artıyor oluşu ana işin birçok alt taşerona devredilerek yapılmasıdır. Dolayısı ile maliyeti düşürmek, ucuz ve niteliksiz işgücü ile çalışan taşeronların insafına terk etmek böylesi bir vahşeti ortaya çıkartmaktadır. Sorumluluğun parçalanarak sorumlu bulunamaz hale getirilmesi, proje yönetimi tarafından bilinçli olarak uygulanmaktadır. İş cinayetlerinin artışına neden olan taşeron çalıştırma derhal yasaklamalıdır. İşçi sağlığı ve iş güvenliğini piyasaya devreden iş güvenliği yasası kaldırılmalı, tüm denetim yetkisi emek ve meslek örgütlerine verilmelidir. Bizler, piyasalaştırılmış değil insan odaklı bir işçi sağlığı ve iş güvenliği yasasının takipçisi olacağız. Düşük maliyet ve daha fazla kar uğruna insanların ölmesine ve doğanın katledilmesine karşı durmaya devam edeceğiz. Bunlar Kaza Değil, Kader Değil, İş cinayetidir!” dedi. 

Levent CANDAN

Son Güncelleme: 01.06.2014 15:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.