İnsanın kıymetini insan bilir. İnsanlara kıymet bilmenin ne kadar değerli olduğunu anlatan güzel bir atasözü ile başlamak istedim. Çünkü öyle sanıyorum ki bu aralar birbirimize değer vermeyi biraz unuttuk. Tabi bu durum öyle veya bir şekilde hem tavırlarımıza hem de işimize yansıyor. Yaptığımız işe tam anlamıyla sahip çıkmıyor onun uzantısı olarak da çevremizdeki insanlara değer vermemiş oluyoruz. Bunu söylerken hiç kimsenin esnaflığına ticaretine dil uzatmayı düşünmüyorum ancak zaman zaman utanılacak duruma düştüğümüzü görmek lazım. Bundan yaklaşık iki ay önce de buna benzer bir konuyu yazmıştım. Bakkallara ekmek dağıtan bir işçinin duyarsız tavırlarından bahsetmiş ve ekmek gibi gıda ürünlerine çıplak elle temas etmek zorunda olan insanların daha çok denetlenmesi gerektiğini söylemiştik. Şimdi yine buna benzer bir sorunla karşı karşıya kaldık. Bundan birkaç gün önce mahalleden bir vatandaşımız ekmek aldığı bir fırın ile ilgili şikayetini anlattı.

Söylediğine göre evine götürdüğü ekmeği kestikten sonra el sürmeden atmak zorunda kalmış. Midenizi bulandırmamak için bana anlatılanı yazmak istemedim. Siz anlayın işte. Bu arada aynı fırın bir süre önce de vatandaşlar tarafından uyarılmıştı. Sorun halen devam ediyor. Demek ki yapılan uyarılar hiç te dikkate alınmamış. Aynı vurdumduymazlık devam ediyor. Bende isterim elime kalem aldığımda farkındalık yaratan bir işletmemizi takdir etmeyi. Gösterdiği özenden dolayı teşekkür etmeyi. Ama olmuyor. Mutlaka iğnelemek gerekiyor. Bu kadar ciddi bir iş yapıyorken, dikkat etmiyor ayrıca insanların sağlıklarını tehlikeye atıyorsanız ya bu işi yapmayın, ya da bunan sonra hijyen kurallarına her zamankinden daha fazla özen gösterin. Bu kadar üzerinde durmamıza rağmen hala kasada duran işçilerin alışveriş esnasında çıplak elle paraya ve ekmeğe dokunabilmesi bu işe ne kadar değer verildiğini açık açık gösteriyor. Aynı zamanda denetimlerin eksikliği ve caydırıcı cezaların olmadığı da ortada. Şayet öyle olsaydı bu gün bunları konuşuyor olmazdık. Bu vesile ile işini hakkı ile yapan iş yerlerine de teşekkür etmek istiyorum.

CUMHURİYETİN IŞIĞINDA GÜZEL TÜRKİYE

Altın ateşte, insan mihnette belli olur derler. Ne güzel ifadedir günümüze ışık tutan. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanımızdır  Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk. 1881 de Selanik'te doğdu. Bugün müze hâline getirtilen evde dünyaya geldi. Ve hayatı zaferlerle dolu insan. Sanma ki seni unuttuk. Aksine 77 yıldır gittiğine inanmadığımız, tıpkı 19 Mayıs 1919’da önce Samsun’a oradan da Anadolu’ya güneş misali doğduğu gibi sanki bir sabah yeniden doğacak diye beklediğimiz yüce insan. Emanet ettiğin Cumhuriyetin ışığında güzel, daha aydınlık Türkiye… Ve büyük bir nasihat gençlere. Unutmayın, Şehitlerimizin kanı secde eder Sakarya denildiğinde, al bayrak hilal ile kavuşur Çanakkale denildiğinde ve toprak ağlar vatan denildiğinde…  Rahat uyu Ata’m, bize emanet Türkiye…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.