‘’Bir zulmü engelleyemiyorsanız, en azından onu herkese duyurun.’’

Değerli okurlar!  Yine yeniden dünyanın en hukuksuz devleti İsrail’in  Filistinlilere yönelik barbarca saldırıları gündemde.

İsrail 1976’da Celile Bölgesi’nde 30 Mart günü Filistinlilere ait binlerce dönüm toprağa zorbalıkla el koydu. 6 Filistinliyi de katletti. Filistinliler de hem bu yıldönümünde topraklarına dönebilmek için, ayrıca kara hava ve denizden 11 yıldır maruz kaldıkları ablukayı protesto etmek için Cuma namazı çıkışı yürüyüş başlattılar. İsrail genelkurmay başkanı ise sınıra yaklaşanları gerçek mermi ile vurma talimatı verdi. İsrail’le Gazze arasına yerleşen keskin nişancılar Filistinlilere ateş açtı ve şehit etti. Çoğu ağır yaralı olmak üzere yüzlerce yaralı var.

        Peki, dünya artık kanıksamış olduğu bu tabloya yönelik nasıl bir tepki verecek? BM başta olmak üzere birçok ülke sadece kınama açıklamaları yapıyor. Bunlar yaptırım niteliği taşımadığı için İsrail her zamanki gibi hiçbirini ciddiye almıyor, 50 yıllık işgal ve katliamlarına tam gaz devam ediyor…

Amerika’nın Trump yönetiminin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması ve 14 Mayıs’ta büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyacak olması İsrail’in elini güçlendirdi ve pervasız politikalarına ve saldırılarına fütursuzca devam ediyor. Amerika’nın 14 Mayıs’ta büyükelçiliğini taşıma kararı da manidar. Zira 14 Mayıs 1948 Filistin toprakları üzerinde İsrail işgal devletinin kuruluş yıldönümüdür.

  Yerlerinden, yurtlarından, canlarından olan Filistinliler bugüne büyük felaket ‘’en-Nakba’’ adını verdiler. Bu uğursuz günden bu yana 10 milyonu aşkın Filistinliden 6 milyonu mülteci olarak yaşıyor, topraklarına dönemiyorlar. Katliamlar, acılar, abluka altında tüm dünyanın gözü önünde FİLİSTİN yanıyor. Bugün İsrail’de Netanyahu yönetimindeki kabine son derece siyonist, sertlik yanlısı, aşırı sağcı ve radikal…

ABD Devleti ve körfez ülkelerinden Bahreyn, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri gibi İsrail’i cesaretlendiren açıklamalar ve politikalarla tüm bu yaşanan katliamlara çanak tutuyorlar.

  Gazze’nin çeşitli yerlerinden gelen eylemciler İsrail-Gazze sınırına 700 metre gibi bir mesafede çadırlar kurmuş ve buluşma noktası oluşturmuş durumdalar. Hamas lideri Heniyye de yürüyüşe katılıyor. Gösterilerin uzun süre devam edeceği öngörülüyor. Kanaatimce önümüzdeki günlerde masum Filistin halkına yönelik şiddetin dozu artacak gibi görünüyor. Bir yanda her tür teknoloji ve silaha sahip barbar İsrail güçleri, diğer yanda artık kaybedecek hiçbir şeyi olmayan sürgün edilmiş Filistinliler… Onların göğsünde imanı ve şehadeti arzulayan inançları en büyük silahları… İşte İsrailliler de bundan korkuyorlar. Bunca teknolojiye rağmen Filistinlilerin topyekûn ayaklanmasından korkuyorlar. Anonslarla ve duyurularla ‘’Hamas’ın oyununa gelmeyin, zararlı çıkarsınız.’’ Diyerek gözdağı vermeye çalışıyorlar.

  Netanyahu ve yönetimi İsrail’in 14 Mayıs 1948’de Filistin topraklarında yaktığı Nemrut ateşini körükleyecek gibi görünüyor… Bence bu tarih sadece Filistin için değil,

Tüm Ortadoğu için de felaket günü. Çünkü her yıkım ve gözyaşının altından siyonist İsrail çıkmaktadır.

Peki, hep aynı anlatımlar aynı rakamlar, ne olacak bu Filistin’in hali? Benim zannım şu; en büyük sancılar doğumdan hemen önceki sancılardır…

Filistinlilerin kaybedecek hiçbir şeyi yok artık… Elektriği bile günde 3 saat alan, her şeyi talan edilmiş insanlar artık bu kuşatmayı yarmak istiyorlar… Filistin için güneşin doğumu yakın. Temeli kan ve gözyaşı ile yoğrulmuş hiçbir devlet ilelebet ayakta kalamaz, yok olmaya mahkumdur.  En kanlı planları yapsan da İsrail, er geç  ‘’Ya yıkılacaksın, ya yıkılacaksın…’’

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Can oguz 2018-04-24 07:07:21

Kudüs bize emanettir..ömer sen Salahaddin sen abdulhamidden..Kudüs namustur sereftir