Son hafta. Çok uzun oldu bitsin artık. Reklamlardan, baskılardan, mitinglerden para kazanan binlerce vatandaşımız var onlar için üzülüyorum ama yine de bu gürültüden ve memleketimi parçalara bölen seçim patırtısından bıktım.

Ben 33 yıldır ilk kez bir seçim yaşıyorum Türkiye’de. Demokrasiye bu kadar çok insanın katkıda bulunduğunu görmek hoşuma gidiyor. Neredeyse konuşmasını bilen herkes politikayla ilgileniyor son aylarda. 7 yaşında ki oğlumun sınıf arkadaşı Başbakanın torunu olunca ondan ilk okul ikinci sınıfta politikanın nasıl yapıldığını öğreniyoruz. Siz biliyor muydunuz en renkli topları AKP verirmiş çocuklara? Ve sınıfta her çocuk AKP için alkış tutuyormuş. Oğlum eve gelince bizim hangi harflerden olduğumuzu soruyor: AKP mi? CHP mi? MHP mi? Okula gidince çocuklarla paylaşacakmış.

Eğer muska ya, büyü ’ye, hipnotize inansam Türkiye’de yaşayan milyonlarca insanın iradelerinin dışında bir güç tarafından uyutulduğunu sanacağım. Bazı insanlara siyah görünen rengi başka bir gurup insan nasıl beyaz görebilir. Politika denilen oyun bu kadar güçlü bir senaryocu tarafından mı yazılıyor Türkiye’de. Yoksa ben mi anlayamıyorum verilen mesajı.

Kumar oynamayı sevmem ama birkaç takım elbise için iddiaya girdim seçim sonuçları yüzdesi üzerinden.

Büyük konuşmayı da sevmem ama önümüzde ki beş yıl planımı yaparken seçim sonuçlarına göre hareket edeceğim sözünü verdim. Kocaali bu seçimlerde yanlış seçimi yapar ve önümüzde ki dört yılını daha “olduğu gibi kalsın” felsefesinde planlarsa ben bu felsefenin bir parçası olmayacak yoluma başka yerlerde devam edeceğim. İnsanlar hak ettikleri şekilde yönetilir. Nasıl yol çizerlerse o yoldan devam ederler. Hedefi olmayan her yolda eninde sonunda sizi başladığınız yere geri getirir.

On sekiz ay önce Kocaali’ye ilk geldiğimde şehri yönetenlere tek bir cümle söylemiştim: “Sizden hiçbir destek istemiyorum, köstek olmayın yeter.” Çeşitli nedenler ve özürlerle bunu dahi başaramadılar. Ben patronları olsam hepsini işten kovardım. Ama değilim. Sizsiniz.

Bir ilçeyi politikacılar kalkındırmaz. İş adamları, sanatkarları, eğitimcileri, gençleri, kadınları ve erkekleriyle orada yaşayanları yapar bunu. Politikacıların tek görevi onlara bu ortamı hazırlamak, önlerine çıkan engelleri ortadan kaldırmaktır.

Kocaali’ye Turan Kalfa niteliklerine sahip, ilçesini kayıtsız şartsız ve karşılıksız seven bir insan çok sık gelmez. Turan Kalfalar da tek başlarına pek bir şey ifade etmez. Bir ilçenin sorunlarını çözmek o ilçeyi geleceğe hazırlamak bir ekip işidir. Ben hiçbir partinin üyesi değilim, tüzüklerini bilmem. Keşke profesyonel Belediye başkanları olsaydı da onları futbolcular gibi transfer edip, ilçemizi hak ettiği gibi yönettirebilseydik. Bu mümkün olmadığına göre elimizde ki imkanları değerlendirip, şu anda iş arayan dört adaydan en profesyonel ve arzulu olanını seçip, İlçenin başına getirmeliyiz.

Yanlış adam seçerseniz benim için dert etmeyin, dünya turu yapmaya biraz erken başlamış olurum. Dört yıl sonra – halen bu dünyada yolcu isem- yeniden oturur, Kocaali için hazırladığım projelerin temellerini atarız.

Kocaali’nin ve çocuklarınızın geleceği için çok önemli bir karar vereceksiniz. Lütfen çok iyi düşünün. Bu kararınızla önümüzde ki dört yıl gece gündüz yaşamak zorunda kalacaksınız.

Ümit ederim Pazartesi, Kocaali ve Türkiye için yeni ve temiz bir başlangıç olur.  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Bülent Gülekli 2014-04-11 20:42:47

Sevgili Turan
Umarım gönlünce bir sonuç çıkmıştır ilçende