Beklediğim gibi değildi

Şimdiye dek kaleme aldığım her konuda bardağın önce dolu tarafından bakmayı tercih ettim. Mevzu ne olursa olsun, eğer sonucunda ortaya Kocaali’nin çıkar elde edeceği bir netice çıkacak ise sürekli destekçisi oldum ve olmaya devam edeceğim. Ancak bazen kendimi bardağa ters tarafından bakmaktan alı koyamıyorum. Elim tarif edemediğim bir kuvvetle eleştirmeye gidiyor. 

Bildiğiniz gibi Kocaali için gerçekten önemli bir adım atıldı geçtiğimiz hafta sonu, 25 bin nüfusun yıllardır beklediği yüksekokul inşaatı için bir tören yapıldı. Tören öncesi yapılan hazırlık çalışmalarında az da olsa görev aldığım için dernek yönetiminin bu işi ne kadar sıkı tuttuğunu çok iyi biliyorum. Tören öncesi on bin adet broşür basıldı. Beş yüz adet davetiye basıldı ve tamamı dağıtıldı. Ayrıca Kocaali Belediyesi yaklaşık bir hafta boyunca tören için sürekli anons yaparak ilçe halkını davet etti. Yerel gazetelere büyük ilanlar verildi. Heyecanla beklediğimiz gün geldi çattı ve sabah erken saatlerde inşaat alanındaki yerimizi aldık. Sakarya Valisi Mustafa Büyük ve Sakarya Üniversitesi Rektörü Muzaffer Elmas’tan tutun da eski bakan Sami Güçlü’ye kadar, hatta geçen yıl Öz Adana Kebap Salonu’nda dernek toplantısını yan masadan dinleyip sonra bağış yapan Ayşe nineye kadar ciddi bir katılım vardı. Net bir sayı veremeyeceğim ama ağırlığı protokol ve yakınlarından oluşan yaklaşık 250 kişi civarında bir katılım oldu. Ve bu 250’nin neredeyse tamamı siyasi parti yöneticileri, idare amirleri, muhtarlar, dernek yönetimi ve bazı stk temsilcilerinden oluşuyordu. Sivillerin katılımı ise deyimi yerinde ise parmakların sayısını geçmiyordu. İçimden bin kişiyi oraya yıkar gövde gösterisi yaparız diye geçiyordu.
İnşaat alanındaki çalışmalar kendini iyice göstermeye başladığından bu yana halkın bu konudaki giderek artan merakı, açıkçası beni bayağı iştahlandırmıştı ancak, törene katılımın beklediğim düzeyde olmaması moralimin bozulmasına neden oldu. Genele yayılan bu vurdumduymazlığa anlam veremedim. Düşünüyorum şimdi, Kocaali fakülte inşaatı sadece protokolün nemalanması için yapılan bir inşaat mı? Sadece Alandere Mahallesi’nin kalkındırılması için mi düşünülmüş? Kocaali Belediyesi milyonlarca lira değerindeki o araziyi çıkar için mi derneğe tahsis etmiş? Şimdilerde ne olarak hizmet vereceği daha netlik kazanmayan yüksekokul inşaatı tamamlandığında ilçeye hizmet eden, Kocaali’nin gelişim sürecinde önemli rol oynayan bir yerleşke olmayacak mı? Bundan herkes faydalanmayacak mı? Bu kurumun sağlıklı bir şekilde hizmet vermesi yeni yerleşkelerin oluşması için yeni bir kapı açmayacak mı?
Bir süre önce yine bu konuyu yazarken daha yeri bile belli olmayan bir bina için gerçekçi bir eleştiri yapmış ve bazı kesimlerin, üniversite lafına istinaden ilçeye gelecek olan öğrencinin cebindeki paraya göz diktiğini yazmıştım. Neymiş efendim, oraya gelen öğrenci başka yerlere gidecek ve Kocaali ekonomisi bundan faydalanmayacakmış. Şimdilerde yine benzeri söylemlerin dolaştığını duyuyorum. Ve törene olan sivil katılım eksikliğini önemli ölçüde bu dedikodulara bağlıyorum. Bırakın Allah aşkına. Kocaali’de üniversite konusunun çıktığı neredeyse 16 yıl olmuş. Şimdiye kadar en az üç dört kez yönetim değişmiş. Onlarca iş adamı bunun için mücadele etmiş. İlçe merkezinde bir sürü yer gösterilmiş. Tamam, bunların bir kısmı rektörlük tarafından kabul edilmemiş anlıyorum, ancak rektörlüğün kabul ettiği yer için de vatandaş imza toplayıp, merkeze yakın bir yerde yüksekokul yapılmasını engellemiş. Anlamıyorum bu nasıl bir düşüncedir. 
Yıl 2013. Çağ, ilim çağı, teknoloji çağı, eğitim çağı. Artık savaşlar bile silahla değil, beyin yoluyla oluyor. Bu gün çevreye şöyle dönüp bir bakın. Nüfusu Kocaali’nin çok altında olan ilçelerde bile fakülteler var, meslek yüksekokulları var. Millet köprüyü geçmiş tam gaz gidiyor. Kocaalililer olarak bizler ise halen 50 Kuruşun, 1 Tl’nin hesabını yapıyoruz. Yapmayın gözünüzü seveyim. Zaman mantıklı düşünme zamanı. Gerçeği görme zamanı. Yüksekokul adının varlığı bile Kocaali’ye çağ atlatacak iken, bu ilçenin dedikodularla uğraşacak bir saniye bile vakti yok. Bence bu işi biraz daha ciddiye alın ve gerçekten kendi malınız gibi sahip çıkın. Açık konuşuyorum, bu binanın maliyeti yedi milyon liranın üzerinde ve bu parayı tek başına ne milletvekili Hasan Ali Çelik, ne Kocaali Belediye Başkanı Ahmet Acar, ne dernek Başkanı Engin Aşcı ne de iş adamları tek başına toplayabilecek güçte değil. Dolayısı ile ümit ediyorum ki törende gördüğüm tablo, ilçenin gerçek bir yansıması değildir. İnşallah Kocaalili sadece tören saati erken olduğu için oraya iştirak edememiştir. Ve inşallah yazdığım bu yazıda haksız çıkarım.
YORUM EKLE