Bekleyecek halimiz yok

Bundan hemen hemen iki ay önce Kocaali’nin merkezinde devam eden kanalizasyon projesi ile ilgili bazı sıkıntıları yazmıştık. Hatırlarsanız o vakitler havalar oldukça yağışlı, diğer yandan da dolgu çalışmasında yapılan hatalardan dolayı ortalığı çamur deryası alıp götürmüştü. Hatta merkez denilebilecek bir yerde arabanın kilit taş döşenmiş bir sokakta battığını da yazmıştım. O zaman ben aynı çalışma çarşı içinde de o zaman olduğu gibi devam ederse ortalığı feryat figan basacağını tahmin ediyordum. Sonraki süreci biliyorsunuz. Yapılan yanlış uygulamalardan dolayı belediye oldukça rahatsız oldu ve o iş yapan firmaya işten el çektirildi. Allah’tan merkezde şu günlerde yapılan çalışma eskisinden kat kat daha iyi bildiğim kadarı ile de işi şu an ana firma sürdürüyor. Özellikle ana caddeyi mümkün oldukça az kapalı tutmaya alışıyorlar.

Her akşam gündüz kazılan yeri kapatıp trafiğe açık bırakıyorlar. Bu arada Mevlana Caddesi kapalı olduğu için dörtyolda zaman zaman trafik kabus gibi oluyor ama katlanılır. Bu konuda trafik ekiplerimizin en azından şu işler bitinceye kadar daha aktif olması gerektiğini düşünüyorum. Zira çarşıyı kullanan herkes çalışmayı ve yoğunluğu bildiği halde eski tas eski hamam park etmeye devam ediyor. Yahu böyle bir zamanda çarşının göbeğine sabahın köründe araba park edilip gecenin bir yarısına kadar olduğu yerde bırakılır mı. Geldin çarşıya kardeşim, işini gördün al arabanı git. Uzun kalacaksan arka tarafta bir yere park et. Ama yok. Fındık para edince her türlü mertebeye eriştik, ancak hala duyarlı vatandaş zihniyetine erişemedik. Vallahi benim elimde yarım metrekarelik bir motor var bırakıp dükkana çıkarken bıraktığım yerden bile utanıyorum. Hafta sonu bu çarşı içinde devam eden kanalizasyon çalışmasının TCK yolları üzerinde başlayabilmesi için izin konusunda gecikme yaşandığı yönünde bir duyum aldım.

Yazımı yazmaya başladığımda ise ilgili bir iki merci ile o konu hakkında görüştüm. Şükür ki aldığım duyum pek fazla gerçeği yansıtmıyormuş. Öyle olsaydı yazımın boyutu biraz daha farklı olacaktı çünkü. Sonuç itibari ile bizim durumumuz bir Karasu gibi, bir Hendek gibi ya da merkeze yakın diğer ilçeler gibi değil. Adamlar dağları aştı gitti, biz hala kanalizasyon ne zaman bitecek, doğalgaz gelecek mi? Sedaş ile Telekom kablolarını yer altına alacak mı bunların muhakemesini yapıyoruz. Allah biliyor ya içimi, ki şu Kocaali’de çalışma olmadan geçen her günün ahrette bizden hesap soracağına inanıyorum. Bizim prosedüre falan takılacak boğuşacak halimiz yok. Bir an önce şu kabuğu patlatıp işimize bakmamız lazım. Ve gencinden yaşlısına esnafından siyasetçisine kadar herkesi olaya bu bilinçle yaklaşması lazım.

Son olarak gerçekten içimi ferahlatan bir şeyi paylaşmak istiyorum. Malum Kocaalispor’umuz ilk iki maçını aldıktan sonra Yeni Hendek’e karşı son dakikada yediği golle berabere kaldı. O maçı alsaydık iş şimdi bitmiş olacaktı. Giden iki puana üzüldük. Ama ben o gün tribündeki kalabalığı gördüğümde ilçe gençlerinin ve sporseverlerin bu işe nasıl inandıklarını bir kez daha anladım. Talip Hoca çok iyi yolda gidiyor. Oyunu iyi okuyup yerinde müdahale ediyor. Geriye kalan son iki maçta Talip Hoca ve öğrencilerinin hata yapmayacaklarına inanıyorum. İnşallah Kocaalispor hak ederek geldiği bu yeri riske atmayacak, hak ederek aldığı başarıları bundan sonra da devam ettirecek ve ilçenin adını yeniden Bölgesel Lig’e yazdıracak.      

YORUM EKLE