Bence yanlış yapılıyor

Hatırladığınız gibi bundan yaklaşık bir yıl önce 2014 yerel seçimlerinin 30 Mart tarihinin öncesine alınması ile ilgili birtakım tartışmalar yaşanmıştı. Hemen hemen üç ay kadar süren bu durum gündemi oldukça meşgul etse de seçim tarihinde herhangi bir değişikliğe gidilmedi ve bütün planlamalar 30 Mart’a göre yapılıyor. Tüm teşkilatların aday adaylığı, adaylık ve propaganda takvimi bu tarihe göre işliyor. Diğer il ve ilçelerde bu süreç nasıl cereyan edecek bilemiyorum ama Sakarya için ve özellikle Kocaali için her zamankinden enteresan geçeceğini kestirmek zor değil. Bildiğiniz gibi 2014 yerel seçimleri bizim için milat niteliğinde olacak. Sakarya Büyükşehir Belediyesi’nin sınırlarının genişlemesi, belde belediyelerinin kapatılması, köylerin mahalleye dönüştürülerek ilçe belediyelerine bağlanması… Bütün bunlar, birkaç yıl önce hayal gibi görünen basit fikirlerdi ancak şimdi gerçeğin ta kendisi haline geldiler. Dolayısı ile 29 Mart’ta hem milat hem de gerçek bir seçim yaşayacağız.

Ben olayı genelleme yapmak yerine sadece Kocaali için değerlendirmek istiyorum. Kocaali resmi olmayan rakamlara göre şu an yaklaşık 23.800 nüfusa sahip orta ölçekli bir ilçe. (Şimdi bunu okuduktan sonra Kocaali’nin neresi orta ölçek diye sitem edenler de olacaktır aranızda ama ben daha vahim durumdaki ilçeleri bizzat gördüğüm için ölçeğimizin orta olduğu konusunda ciddiyim. En azından elimizde insanlık denen bir unsur var.) Yaz aylarında tatilcilerin de eklenmesi ile bu sayı yaklaşık 30 Bin gibi rakamlara ulaşsa da sezon bittiğinde 20 Bin seviyesinin de altına düştüğü tartışmasız bir gerçek. Bunun başlıca sebebi ise Kızılüzüm, Süngüt, Küplük, Aktaş, Açmabaşı, Şerbetpınarı, Kestanepınarı, Çakmaklı, Yanıksayvant, Yalpankaya gibi kışın yoğun yağış alan köylerdeki nüfusun % 20-30’lara kadar düşmesi. Mesela 2011 genel seçimlerinde, tatil dönemine denk gelmesinin hatırına Çakmaklı Köyü’nde 112 seçmen oy kullanmıştı. Ancak kışın kalan, bırakın seçmeni nüfus sayısı bile taş patlasın 60 - 70 civarındaydı. Önümüzdeki yerel seçim sürecinde de aynısı olacak.

Hal böyle iken ben Kocaali’deki teşkilatların neden bu kadar yavaş kaldığına hayretle bakıyorum. Ak Parti aday adaylığı süreci için 21 Ekim’i işaret etti. Chp cephesinde ise belirsizlik devam ediyor. Mhp şu an ismi geçen altı aday adayı sayısının daha da çoğalmasını bekliyor. SP adayını iki ay önce kesinleştirdi ancak gözle görülür bir çalışma üretmiyor. Demokrat yakasında ise sessizlik hakim. Tamam bazı tavırlar kendini belli eder gibi ama yeterli değil. Hal bu ki bu saate kadar rotalarını çoktan netleştirmiş ve işe koyulmuş olmaları lazımdı. Çünkü şundan bir iki hafta sonra özellikle köylerdeki nüfus yarıya düşecek. Kasım-Aralık ve takip eden aylarda da ulaşım zaten zora girecek. Bir de olaya şöyle bakalım. Eğer sistemde bir değişiklik olmazsa 29 Mart tarihinde, mahalle muhtarlığı, belediye başkanlığı, büyükşehir belediye başkanlığı, kent meclisi olmak üzere dört farklı oy kullanacağız. Tabi buna aza ve encümenleri de eklersek yapacağımız tercih sayısı en az yedi olacak. İlçede 5 siyasi partinin faal olduğunu düşünürsek her köy ve mahalle birbirinden farklı 30 siyasi unsur tarafından ziyaret edilecek. Ama ne zaman?… Kimsenin olmadığı, kar kış kıyametin baş alıp gittiği, in cin top oynadığı zaman.

Ben bu iş iki farklı şekilde yorumluyorum. Ya herkes Ak Parti’nin aday adayları veya adayının kesinleşmesini bekliyor. Ya da biz gerçekten acemilik yaşıyoruz. Olay bu kez değişik, farkında değiliz. En basitinden belediyeyi ele alalım. Eskiden Kocaali’de 8 mahalle gezdiğiniz zaman iş bitiyordu. Şimdi bu sayı neredeyse 40. Bu kadar farklı unsur ve siyasi erk, bu kadar çok yere gidecek. Bana öyle geliyor ki önümüzdeki bu süreç 20-25 partilinin köy ziyareti diye gidip 5 seçmenden oy istemesi ile tarihe geçecek. Tıpkı günümüzde, Ankara’nın Beypazarı ilçesine bağlı 52 seçmenli Kozalan Köyü’nde şimdiden kesinleşen 10 tane muhtar adayı olduğu gibi.
YORUM EKLE