Bir kere daha düşün

Her ne kadar son günlerde seçim havası ile haşır neşir olsak da ilçenin tek gündeminin seçim olmadığı malum. Esnafın gündemi de derdi de başka. Esnaf yaklaşık iki aydır piyasadaki durgunluğu konuşuyor. Öyle ki biz ne kadar fındık para etti, bahar geldi işler açılacak diye beklesek de işler tersine gitti. Hani yaprak kımıldamıyor derler ya neredeyse o haldeyiz. Hal bu ki Kocaali’ye dışarıdan bakıldığı zaman büyük bir patlamanın yaşandığı dikkatlerden kaçmıyor. Zaten doğru olan da bu. Kocaali şu an için inşaat ve yatırım anlamında büyük bir virajı aştı. Diyeceksiniz ki madem ilçede yatırımlar başladı o zaman para dönüyor demektir. İyi de para dönüyorsa küçük esnafın işi neden bıçak gibi kesildi. Bunu izahatını yapmak için çok fazla zihin yormaya gerek yok. Hangi sektörün neyi canlandırdığını bulmak yeterli.

Özellikle 2014 yılının son yarısından itibaren birkaç kez inşaat sektörünün kendini ikiye katladığını yazdık. Ve bu ivme artarak devam ediyor. Ancak bu gelişim, ekonomik olarak sadece belirli bir kesime yansıyor. İnşaatçı kesimine. Şu an için Kocaalili inşaat ustalarından neredeyse hiç birisi boş gezmiyor. Sektörün ilerlemesi o kadar hızlı oldu ki inşaatta çalıştırmak üzere Kocaali’den adam bulmak neredeyse imkansız. Çevre köylerden, Karasu’dan, Akçakoca’dan utsalar gelip Kocaali’deki inşaatlarda çalışıyor. Dolayısı ile inşaat emekçisinin ekonomik durumu eskisine nazaran çok daha iyi. Gelelim işin püf noktasına. Zaten işin sırrı da burada saklı. Küçük esnaf duran işlerden dert yanarken hemen her hafta ilçeye yeni bir süper market açılması ne kadar tuhaf değil mi? Bu hafta itibari ile ilçede hizmet veren süper market sayısı 13’e yükseliyor. Küçük esnaf bazen akşama kadar siftah yapamazken süper marketler aradan işi götürüyor. Çünkü şu günlerde bol bol çalışıp para kazanmanın keyfini çıkaran inşaat emekçisi kesim maddi durumu daha iyi olduğundan bütün ihtiyacını süper marketlerden karşılıyor. Öyle ya adam üç kuruş daha ucuza almanın hesabını yapıyor. Kendince haklı. Buna fındıktaki artıştan dolayı geliri yükselen kesimi de eklersek büyük marketlerin Kocaali’den kazancı tahmin edilemez düzeye çıkıyor. Kocaali’de her gün yaklaşık 1 Milyon lira düzeyinde bir para sadece gıda alışverişine harcanıyor. Geri dönüşü var mı diyeceksiniz. Yüzde 95’inin yok.  Zira hiç birisi vergisini ne Kocaali’ye ne de Sakarya’ya ödemiyor.

Sonuç itibari ile bizim ayakkabıcı Selami abi 30 liralık ayakkabıyı 15+15 iki taksit satarken, bakkal Burhan abi iki ekmek, bir koli yumurtayı deftere yazarken, kahveci Mustafa 100 markayı bir sonraki aya devrederken süperler piyasayı emiyor. Bana öyle geliyor ki bu hızla giderse bir iki yıl içinde Kocaali’deki süper market sayısı 20’yi aşacak. Her 100 hane başına bir büyük market açılırsa şaşırmam.

Süper marketlerin Kocaali’ye olan ilgisini kesinlikle yadırgamam. Hani bende öyle bir marketler zincirine sahip olsam Kocaali’ye yatırım yapmak burada da bir şube açmak isterim. Çünkü Kocaali, fındığın tavan yaptığı 2014 yılında Türkiye’de en fazla fındık rekoltesine ulaşan ve fındık gelirinden en fazla pay alan ilk beş ilçe içerisinde. Büyük Melen Barajı istimlaklarından dolayı vatandaşın cebine büyük miktarda para giriyor. Tarım desteğinde de üst sıralardayız. Turizm ve yatırım anlamında da gelecek vaat ediyor. Hal böyle olunca da birbirine bitişik duran iki kapı iki farklı süper markete açılıyor.

Bu yazıyı yazarken kesinlikle şuradan alışveriş yapın buradan alışveriş yapın diye okuyucuyu yönlendirmeyi düşünmedim. Sadece kendi esnafımızın durumunda dikkat çekmek istiyorum. Zira esnafımız büyük marketlerle boy ölçüşebilecek durumda değil. Sadece kendisini tercih eden vatandaşa hizmet verebiliyor. Ve kendisini tercih edenler sayesinde ayakta durabiliyor. Dolayısı ile Kocaali’mizin esnafını ayakta tutmak için, onlardan elde edilen vergi geliri ile Kocaali’ye daha fazla hizmet almak için, yarın bir gün başımız sıkıştığında kapısına gidecek yüzümüzün olması için, evden ihtiyaç listesini alıp alışveriş için çarşıya çıktığımızda fazladan en az bir kere daha düşünmek gerekiyor.         

YORUM EKLE