Bir Meclis Üyesinin Günlüğü  6 – 12 Mayıs 2019

İlkbahar, yılın en güzel mevsimi, deniz kenarında doyumsuz oluyor. Biz denizi doğduğumuz günden beri gördüğümüz için önemini pek fazla bilmeyiz. Kuranı kerimde cenneti tarif ederken en çok kullanılan cümle “ şırıl şırıl sular akan, yemyeşil bir yer” olur. Ben Şerbet Pınarı köyünü gördükten sonra, Allah burasını tarif ediyor, sevdiklerini göndermek için diye düşünmeye başladım. Bu kadar suyu bol, muhteşem bir yeşilliğin ortasında çok az köy vardır dünyada.

Kocaali hakikaten cennet gibi bir yerdir. Denizi, nehirleri, dağları, köyleriyle. Fakat son 20 yılda nüfusun yarısı terk etti bu bölgeyi. Köylerde okullar boş, sokaklarda çocuk sesleri nadir, kahvehanelerde sohbet etmek için kimseyi bulamıyorsunuz. Fındık bahçeleri ile çevrili bu köylerin sorunu nedir? Niçin terk ediyor insanlar bu cennet gibi yerleri? Bunun önüne geçilebilir mi?

Bu konuda herhangi bir çalışma yapıldığını sanmıyorum. Meclisin ilk toplantısında verdiğimiz önergelerde, komisyonlar kurup bu sorunları araştıralım istedik. Fakat önerilerimiz meclis gündemine bile alınmadı. İhtiyaç olmadığını söyleyenler oldu, başka ilçelerde yapılmadığını iddia edenler hatta açık sözlü bir meclis üyesi bu öneriler bizden geldiği için kabul etmediklerini söyledi. Başkan, gruplar kurup, çalışma masaları ile idare etmemizi tavsiye etti.

Mecliste acemi bir grup olduğumuzu biliyorum, henüz kanunları ve politik oyunları bilmiyoruz. Fakat gözle görülen bir köy için kılavuz almaya gerek olmadığını bilecek kadar da olgunuz.

Kocaali acilen her konuda eksiklerini tespit etmesi gereken bir ilçe. Eğitimde son sıralardayız, turizm neredeyse yok gibi, gençlerimiz işsiz, köylerimiz boşalıyor, fındık geliri artık yeterli gelmiyor veya biz onu iyi pazarlaya mıyoruz, ilçenin bir sanayi bölgesi yok. Bu sorunları tespit edip onlar için çözüm üretmek için seçildiğimizi sanıyordum. Biz bu konuları araştırıp, masaya yatırıp çözüm üretmezsek, kim üretecek?

Ayda bir olan meclis toplantısında görüştüğümüz maddelerin hepsi teknik konular, imar ve muhasebe ile ilgili, Kocaalinin gerçek sorunlarından çok uzak, ileriye ışık tutmayan, orada 24 000 bin kişiyi temsilen gelmiş, 15 Meclis Üyesinin hiç bir katkısını, fikrini, görüşünü, tecrübesini, birikimini gerektirmeyen bir tiyatro oyunu gibiydi.

Demek ki Kocaalinde hiç bir sorun yok. Seçtiğiniz insanlara hiç bir derdinizi anlatmıyorsunuz, hepiniz çok mutlusunuz. Ne güzel, tıpkı baştan yazdığım gibi: Cennette yaşıyoruz.  

O zaman bende bir sorun var. Veya bütün sorunu olanlar sadece bana anlatıyorlar dertlerini. Çünkü benim yukarıda listesini yaptığım sorunları ben köyleri, pardon Mahalleleri gezerken sizlerden duymuştum. Okulları ziyaret ettiğimde bana uzun listeler verilmişti, okulların ihtiyacı olan. Gençler iş bulamadıklarından şikayetçiydi. Mobilyacılar bir sanayi sitesi olmayışından. Sahilde içler acısı bir görüntü var, turizm geliri için yapılması gereken onlarca önemli proje bir önder bekliyor hayata geçmek için. Bu sorunları Geyve Belediyesi mi çözecek?

İnsanlar rahatı sever, en rahat yaşayan insanlarda Kocaaliler. İnanın ben de sizin yerinizde olsam belki aynısını yapardım. Dünyanın hiç bir köşesinde öğlene kadar uyuyup, hiç işe gitmeden, hiç vergi vermeden, neredeyse hiç çalışmadan geçinip gidebileceğin nadir yerlerden birinde yaşıyorsunuz. Hele hele Dedesi yüz yıl önce buraya yerleşmiş eski aile çocukları, torunları, onlar hiç çalışmadan bir nesil daha idare edecek kadar bahçeleri de vardır, satıp, yan gelip yata bilirler.

Ben çocuklarınız için buradayım. Sizleri rahatsız etmek aklımın ucundan bile geçmez. Yazdıklarımı yanlış anlamayın ama bu düzen uzun bir süre daha böyle gitmez. Gelecek nesillerin Kocaaliyi tamamen terk edip gitmemeleri için bu ilçeyi yaşanabilir, çalışılabilir, eğitim alınabilir bir yer yapmalıyız.

Bu iş 31 Martta seçtiğiniz politikacıların bir numaralı görevidir. Onlar henüz bunun farkında değiller. Lütfen hatırlatın. Niçin seçildiklerini sorun. Belediyeler sizin her sorununuzu çözemez ama çözülmesi için çalışmalar yapar, imkanlar yaratır.

Sizlerde susmayın artık. Sorunlarınızı anlatın. Bir fikriniz varsa paylaşın. Bu ilçe bizim, bu ülke bizim, bu çocuklar bizim. Dedelerimizden aldığımız emanetleri, adetleri bu cennet ilçeyi onlara gururla devredelim.  

Bu satırlar benim yazmayı sevmediğim konular. Ben köşe yazarı değilim, proje insanıyım. Yapılacak o kadar iş varken, yan gelip yatılmasına çok ama çok kızarım. Bir şeyler yapmak için yola çıktığımda önüme duvar örmeye çalışanlarıda affetmem, azarlarım. İyi haftalar.

YORUMLAR
Dursun Ali
Dursun Ali - 2 hafta Önce

Bu haftaki yazinizi heyacanla okudum, bu cennet köşesi ilcemizin degerini ilcede yasiyan ahali malesef pek bilmiyor gibi kimseyi bir çaba ve gayret icerisinde göremedim, farklı sehirlerde yasayıp emekli oldukdan seneler sonra doğup büyüdüğüm ilcemize geldiğimde malesef umduğum kadar gelisme goremedim geri donen bizler malesef bir arpa boyu yol almamis, nufus kayıp etmis bir Kocaali ile karsilastik is bulma umuduyla Kocaalinin genc nufusu farkli sehirlere goc ediyorlar Kocaaliye gönül veren is adamları yani sizler Turan bey Kocaali icin buyuk hizmet saglama icerisinde umarım Kocaali hak ettiği değeri sayenizde bulur yaptiginiz işleri gönülden destekliyorum