Bir Meclis Üyesinin Günlüğü 9 Eylül- 8 Ekim 2019

Neden korkuyorsunuz Sayın Ahmet Acar?

Geçen hafta 2 Ekim 2019, salı günü, Kocaali Belediyesi meclis toplantımızı gerçekleştirdik.

Gündemin üç maddesi 2020, 2021,2022 tahmini bütçesini içeriyordu. Bu raporların bütçe komisyonunca görüşülmesi için oyladık hep beraber.

Ben acemi politikacı, bütçeyi görüşüp önümüzde ki yıl yapılacak harcamaları ve gelirleri gözden geçireceğimizi, geçmişte yapılan hataların yenilenmemesi için gerçek rakamlarla örnek bir bütçe hazırlayacağımızı sanıyordum.

Meclis toplantısından sonra Meclis Bütçe Komisyonu üyeleri olarak bir araya gelip toplantı günü için karar aldık.

Arkadaşlara son dört aydır tekrar tekrar bütçe hazırlanırken 26 yıllık tecrübemden yararlanmalarını bu konuda uzman olduğumu söylemiştim.

Bırakın benden fikir almayı bir defa olsun Bütçe Komisyonunu toplantıya çağırmadılar.

Hiç utanıp sıkılmadan da üzerinde yalan cümleler olan bir evrakı imzalamamızı istediler.

Perşembe günkü toplantıda öğrendim ki önümüzde ki üç yılın bütçesi tahmini bütçesi için 2019 yılının bütçesi taban alınmış, 2020 yılı için yüzde on beş eklenmiş, 2021 yılı için yüzde beş, 2022 yılı için yüzde beş eklenmiş.

2019 yılı bütçesi tutmuş olsa, bu rakamları güçlendiren detaylar olsa yine anlayacağım.

Hiçbir birime bütçe hazırlaması söylenmemiş, hazırlamamışlar.

2019 yılı için tahmin edilen gelir bütçesi 20 milyon 658 bin. 9 ayda toplanan gelir 9 milyon bile değil.

2019 yılı için tahmin edilen gider bütçesi 20 milyon 658 bin. 9 aylık gider 11 milyon 200 bin.

Hayatımda bu kadar kötü bir bütçe planlaması görmedim.

Ve bu arkadaşlar 2020 yılı için gelir ve giderin 23 milyon olacağını söylüyorlar.

Ben bu rakamların nasıl gerçekleşeceğini öğrenmek için geçmişteki harcamaların ve gelirlerin detayını istedim.

Hiçbir detay verilmedi.

Arkadaşlar sistemin 50 yıldır böyle işlediğini söylediler.

Ben de yalan ve yanlışlarla dolu bir evrakı imzalamayacağımı söyleyerek “muhalefet şerhi” koydum, öyle imzaladım.

7 Ekim 2019, Meclis toplantısında söz alıp durumu açıkladım.

Beni muhalefet olarak gördüğünüzü biliyorum ama seçimler bitti, şimdi hepiniz gibi Kocaaliliyim, 26 yıllık tecrübemden yararlanın, her birim ile buluşup plan ve projelerini görelim, gerçekçi bir bütçe yapalım…” diyerek hem Belediye birimlerine hem de sorumlu kişilere kolaylık olması açısından gerçekleri yansıtan bir bütçenin gereksinimi anlatan gayet pozitif bir lisanla pozisyonumu açıkladım.

Sayın Ahmet Acar hiç beklemediğim bir cevap verdi.

Yazılı sorularınıza yazılı cevap vereceğiz. Ben 24 yıllık politikacıyım ve kapıdan girenin bağcıyı döğmeye mi yoksa üzüm yemeğe mi geldiğini ilk görüşte anlarım” dedi.

Sonra sanki Kocaali Belediyesinin uluslararası ilişkilerde ekonomik bir rolü varmış gibi bizim bütçe sorunlarını Suriye’ye ve diğer dış etkenlere bağladı.

Başka kimseye söz hakkı vermeden toplantıyı kapattı.

Ben 26 yıl boyunca CEO (Chief Executive Officer) idim. Kanada’nın dördüncü büyük, Quebec Eyaletinin en büyük Depolama şirketi olan DEPOTIUM’un en tepesindeydim. Ne zaman birileri gerçekleri saklamaya çalışır ve özürlerin arkasına gizlenirse bilirdim ki bu işin sonu kötü biter.

Sayın Ahmet Acar sanırım bu yüzden “dövmek” kelimesini gayri ihtiyari telaffuz etti. Çünkü bizim kültürümüzde suç işleyeni döverler.

Geçen yıl giderler 19 milyon, gelir 12 milyondu. 6 milyon açığımız vardı. 19 Milyon nereye harcandı, bu sorunun cevabını bilmek her Kocaali vatandaşının en doğal hakkı.

Biz Meclis Üyeleri onları temsilen seçildik.

Bu harcamaların neler olduğunu niçin açıklamak istemiyorsunuz Sayın Acar? Görmemizi istemediğiniz faturalar mı var?

Ne kadar çok gizli işler yapmak isterseniz o kadar çok merakımız artar.

Biz de bu merakla sizin son on yılınızı araştıracağız Sayın Acar.

Önümüzdeki günlerde; 10 yıllık görev süreniz içinde neler yaptınız, neler yapmadınız, ne sözler verdiniz, hangisini yaptınız teker teker anlatacağız Kocaali halkına…

Apollon değilsiniz Sayın Acar. Size Münir Ali Kara’nın

Belediye başkanı bir adam asamaz bir para basamaz” başlıklı yazısını okumanızı tavsiye ederim.                    ( Bakınız )

Bugün Almanya’dayım, Uluslararası Gıda Yiyecek ve İçecek Fuarında, Kocaali’nin fındığını nasıl pazarlarız diye araştırma yapıyorum.

Biliyorum ki politikacılar gelip gidecek ama benim ilçemin sorunları devam edecek. Ben her zaman Kocaali’yi, Kocaali’nin çıkarlarını savunuyor olacağım…

Çocuklarımızın geleceği benim için ömür boyu önemli olacak.

Hoşçakalın.