Bir Meclis Üyesinin Günlüğü (Kocaali) 25.12.2019

Osb, Kimya, Kocaali, Karasu, Türkiye

Birkaç aydır yazmıyorum, yazamıyorum. Gazete sahibi olmanın güzel tarafları da var, sınırlayıcı gelenekleride. Öğreniyorum. 

Sayın Ahmet Acar Beyin son Belediye Meclis Toplantısında yaptığı açıklamalardan sonra, Kocaali’de kurulması düşünülen Kimyasal Sanayi OSB hazırlıkları konusunda çok şeyler yazıldı, konuşuldu. Benim sahibi olduğum gazete de bu konuya birçok kez geniş yer ayırdı.

Benim Kimyasal Sanayi OSB konusunda bilgim çok sınırlı olduğu için, yazılanları okumak ve konuyu araştırmak dışında fazla bir şey yapmadım.

Şerif Sarı Bey başta olmak üzere bu konuda çalışmalar yapan, hiçbir karşılığı olmadan gece gündüz insanları bilgilendirmek için uğraşan kişilere minnettarım. Onların sayesinde bende çok şeyler öğrendim.

Gebzeli bir arkadaşımın davetiyle gittiğim bir toplantıda, konunun diğer kahramanlarıyla da konuşma fırsatım oldu. Üç saat süren bu toplantıdan ayrıldığım zaman, konunun ciddiyetini, projenin büyüklüğünü ve kapsamını çok daha iyi öğrenmiştim.

Her ne kadar, OSB karşıtı insanları benim yönlendirdiğim, Ahmet Bey’i sevmediğim için bunları yaptığım söyleniyorsa da ben bu konuda çok rahatım, çünkü gerçeklerin böyle olmadığını konuya hâkim insanlar biliyor.

Ahmet Bey’i işini bilmediği, Kocaali’nin 12 yılını boşa harcadığı için her zaman eleştirdim, eleştirmeye devam edeceğim. Kocaali’yi bir demokrasinin gerektirdiği gibi değil, babasının çiftliği gibi idare ettiği için, benim- hiç sevmediğim halde- politikaya girdiğimi bilmeyen yok. Bugüne kadar karşısında muhalefet olmadığı için bunları yaptığını, aslında suçun %50 sinin Kocaali Muhalefet lideri olarak kendilerini lanse eden arkadaşlarımın olduğunu söylemek tende hiç çekinmedim.

Fakat OSB konusunda Sayın Ahmet Acar beyin hiçbir suçu yoktur. Bunu her yerde söyledim. Bu kararlar Ankara’da ve Sakarya’da alınıyor. Birkaç gün önce Munir Ali Kara Bey de yazmıştı, otobanın evimizin önünden geçeceğini, kepçeler mahalleye girince öğreniyoruz diye. Ahmet Bey’e teşekkür borçluyuz bizi önceden bilgilendirdiği için.

Projenin büyüklüğünü ve bugüne kadar yapılan çalışmaları öğrenince çok şaşırdım. Birkaç köşe yazısıyla, birkaç toplantıyla karar verile bilecek bir konu değil bu.

Benim şahsi görüşüm bu konunun gizli toplantı salonlarında değilde halkın önünde açık ve iki tarafın bilimsel ve kişisel birikimlerinin anlatıldığı bir ortamda ilerliyor olmasıdır.

Karasu-Kocaali sınırlarında yapılması planlanan bu proje sadece burada yaşayanları değil, bütün Türkiye’yi ilgilendiriyor. Anladığım kadarıyla biz bu bölgede yaşayanların bu konuda fazla bir söz hakkı da yok.

Ben toplantı yaptığım arkadaşlara projeyi tanıtan, potansiyelini anlatan, korkulan bir canavar olmadığını açıklayan her türlü yazıyı gazetemizde yayınlayacağımız sözünü verdim. Kendilerini İlçelerimize gelip, insanları aydınlatmaya davet ettim.

Sanayici arkadaşlar bu işin kendilerinin görevi olmadığını ve Sakarya Ticaret ve Sanayi Odalarının bu konunun muhatabı olduğunu söylediler. Biz davet edildik, geldik dediler.

Ben yeniden tekrar ediyorum; bu çok büyük bir proje ve iyice çalışılıp, tartışılmadan yapılması mümkün değil. Bu bölgenin halkının çoğunluğunun kabulü olmadan yapılamaz.

Bu bölgede 60 bin ton fındık toplanıyor. OSB’nin fındığa zarar verdiğini öğrenen insanlar kurulan fabrikaları tuğla tuğla söker, yaptıranların yaşadığı sokaklara atarlar.

Bu kadar güzel bir projeniz varsa, dediğiniz gibi zehir saçmıyor, insanları kanser yapmıyorsa, buyurun gelin.

YORUM EKLE