Ciddiye almak lazım

Haftanın başlangıcı biraz stresli oldu ama sonunun bu denli güzel olması bütün stresimizi bütün yorgunluğumuzu aldı götürdü. Hem de öyle üç günlük beş günlük değil yaklaşık sekiz ayda aldığımız yorgunluğu bir anda silip süpürdü. Fazla söze gerek yok. Malum Kocaali’nin bu haftaki en büyük gündemi Kocaalispor’muzun başarısı oldu. Bir çoğunun nüfus cüzdanında Kocaali yazmamasına rağmen her biri en az bizim kadar heyecan taşıyan, en az bizim kadar Kocaalili olan ve aldıkları sorumluluğu hakkı ile yerine getirmek için canla başla mücadele eden kardeşlerimiz, sekiz ay süren sezonu lig şampiyonluğu ile taçlandırıp Kocaali’nin adını yeniden ulusal bir platform olan Bölgesel Amatör Lig’e yazdırmayı başardı. Bundan sonraki hedef başarı çıtasını bir adım daha yukarıya taşımak. Zira Kocaali’miz bunu ne kadar hak ettiğini ortaya koydu. Bölgesel Lig’e ilk yükseldiğimiz 2012 yılında takımın durumunu bilmeyen yok. Sezon boyunca 36 müsabakaya çıkan o takım hem lig şampiyonluğu, hem play-off şampiyonluğu elde edip, toplam 110 gol atarak valilik kupasını almıştı. Ve bu süreçte toplamda 1 kırmızı kart görüp en centilmen takım unvanını da elde etmişti. Kısacası ligin bütün unvanlarına adını yazdırmıştı. Ligde namağlup şampiyon olunabilir, bütün rekorlar kırılabilir ama Kocaalispor için her şeyden önemli olan ahlaklı bir takım olabilmekti. İşte bu sezon da aynı 2012 yılında olduğu gibi gittiği her yerde takdirle karşılanan, futbolu ile centilmenliği ile ayakta alkışlanan hiçbir başarısında şaibe olmayan bir takım vardı. Ve o takım bu gün Kocaali’nin 2012 başarısını egale etti. Hepimizin gönlünde taht kurdu. Gerçi bunu ispatlamak için sadece konuşmak yazmak yeterli değil. Pazar günü Erenler Sentetik Saha’nın tribünlerini dolduran, tribün almayınca tel örgülerin çevresini arı kovanı gibi kuşatan 2000’in üzerindeki taraftar her şeyi anlatmaya yetti. Başta antrenörlükte ilk sezonu olmasına rağmen ilçeye şampiyonluk yaşatan Talip Toprak’a futbolcu kardeşlerimize, Kocaalispor yönetim kuruluna, maddi manevi desteğini esirgemeyen sponsorlarımıza ve her şeyden önemlisi yağmur çamur demeden takımın peşine koşan taraftara teşekkür ediyorum.

Bu arada taraftar demişken Cumali Ok’un bu konudaki emeğini es geçmemek lazım. Bilenler bilir Cumali bir süredir rahatsızlığı ile mücadele ediyor. Kendi rahatsızlığını bir kenara bırakıp taraftarın ilçe içerisindeki organizasyonunu üstelenebilmesi, gençleri dizginlemesi ve her şeyden önemlisi genç kardeşlerimize ağabeylik önderlik yaparak aktif bir rol oynaması gerçekten takdire şayan bir davranış oldu. Kendisine ayrıca teşekkür etmek lazım.

Tabi takım artık bölgesel lige çıkınca ufaktan ufaktan söylentiler da başlamış oldu. ‘Oraya çıkabilmek kadar orada kalmak önemli, bunun için de para lazım. Şu kadar lazım, bu kadar lazım’ gibi söylentiler dolaşmaya başladı. 2013 yılında bölgesel ligden düşmemizin bir sebebi de o yılki maddiyatın daha iyi bir kadro için yeterli olmamasıydı. Üstüne bir de art arda hoca değişiklikleri eklenince gittiğimiz yerden geri dönmek zorunda kalmıştık. Bu yıl ilçe genelindeki futbol sevdalılarının daha fazla destek verdiğini gördük. İnşallah önümüzdeki sezon da aynı şekilde devam edecek. Maddi durumu 2012’den daha iyi olan bir yönetim ve sponsor desteği ile mücadele edeceğiz. Bakınız Karasu işi ciddiye aldı ve çıktığı ilk sezonda tutunmayı başardı. Gerçi önlerinde Yeni Hendekspor ile oynayacakları bir baraj maçı var. Ve spor camiası Karasuspor’un bu önemli virajı geçip ligde kalacağını düşünüyor. Keza Kocaalili olarak bizim de temennimiz Karasuspor ile el ele verip bölgesel ligin tozunu attırmak.

Gelelim işin şu maddi destek tarafına. Bildiğiniz gibi takımın bütün giderleri kulüp yöneticileri, sponsorlar ve yerel idarenin desteği ile karşılanıyor. Bunun haricinde önceki sezon atkı yaptırılıp esnaf esnaf gezerek kulüp için maddi destek sağlanmıştı. Ancak takdir edersiniz ki her yıl aynı şey olmaz. Artık daha farklı projeler yapmanın zamanı geldi. Ufak tefek ihtiyaçların karşılanması ve kulübe maddi destek sağlanması için bir mekanın hizmete girmesi şart oldu. Gencinden yaşlısına herkesin gönül rahatlığı ile gidip oturabildiği, vakit geçirebildiği sosyal aktivitelerle ilgilenebildiği bir yer lazım. Bunun için bir iki yıl önce birkaç arkadaş ile bir araya gelmiş resmi bir dernek kurup, o çatı altında biraz önce bahsettiğim lokal tarzı bir işletmeyi hizmete açabilmek için bir çalışma yapmıştık. Ancak buradan bahsetmek istemediğim bazı nedenlerden dolayı o proje yarım kaldı. Yerel idarenin desteği ile proje hayata geçirilip kulübe maddi destek sağlanabilir. Bunu göz ardı etmemek lazım. Bunun yanı sıra ticari amaçlı materyal konusunda da kendimizi geliştirmemiz şart. Sonuç itibari ile şu an için şampiyonluğun keyfini çıkarıyoruz ama önümüzde maddiyatın baş rol oynayacağı zorlu bir dönem olacak. Tamam yukarıda saydığım şeylerle kulübün bütün masrafını yüklenecek kadar para toplanmaz. Büyük işler yine sponsorların elinde olur. Ama yine de ufak tefek işler için adamların kafasını şişirmeye de gerek kalmamış olur.   

YORUM EKLE