Denemekte fayda var

Kocaali’de özellikle ilçe merkezindeki yılardır çözülemeyen trafik problemini bundan önce de birçok kez yazdık. Yazdık derken sadece basın işiyle uğraşanları kast etmiyorum. Yerlisi yabancısı, esnafı öğrencisi, yediden yetmişe herkes gerek sosyal medyada gerekse günlük hayatında bu konuda duyduğu sıkıntıyı gündeme getirdi. Hatta geçtiğimiz yıl sosyal medyadaki bir paylaşımın tartışma boyutuna kadar gittiğini hatırlıyorum. Buna karşın kimi zaman yerel yönetimin kimi zaman da emniyetin bazı tedbirler aldığını gördük. Ancak hepi topu 500-600 metrelik yol üzerindeki sorunu bir türlü çözemedik. Bundan birkaç yıl önce tek yön uygulaması yapıldı tutmadı, park yasağı tutmadı. Ceza kesildi yine tutmadı. Demem o ki sorunu çözmek için ortada istek ve çaba var ama uygulamalar yetersiz kalıyor. Mesela bu gün sokağa çıkın trafik sıkıştığında millet ne diyor bir dinleyin. Herkes ‘Hatalı park yapan araçlara sürekli ceza kesilse böyle olmaz’ konusunda hemfikir. Ama ceza kendisine kesilse kıyamet kopar. Yani temel sağlam değil.

Geçtiğimiz Kurban Bayramı öncesinde de, üç araç park ettiğinde trafiğin resmen kilitlenmesine neden olan 25-30 metrelik bir kesimde duba uygulamasına gidildi. Trafiğin akışına engel olmayacak ancak park eden sürücüyü sıkıntıya sokacak şekilde çakılan dubalar az da olsa rahatlama sağladı. Ama bu sefer de gördük ki oraya park edemeyen araçlar gidip az öteye gidip park etmeye başladı. Yani Mehmet Akif Ersoy Caddesi açıldı ama bu kez de Fatih Caddesi tıkanmaya başladı. Hatta bir ara başlangıçta küçük bir alana çakılan dubaların cadde boyunca çakılacağı söylentisi de çıktı. Ama şimdiye kadar herhangi bir girişim olmadı. Bundan sonraki adımın ne olacağı ise şimdilik belli değil.

Bu hafta başı öğrendim ki trafiği rahatlatmak için bazı görüşmeler yapılmış ve yapılmaya devam ediyor. Burada birinci amaç Hendek istikametine gitmek için ilçe merkezini kullanan ağır tonajlı araçların yolunu değiştirmek. Nasıl Ortaköy tarafına giden araçlar için Yayla Mahallesi’nden Çağlak Yolu’na mecburi istikamet veriliyorsa, Hendek istikametine giden ağır tonajlı araçlar için de buna benzer bir uygulamayı hayata geçirmek. İşin bu kısmı biraz teknik konu olduğu için ve henüz hiç bir şey netleşmediği için fazla detaya girmek istemiyorum. Benim merak ettiğim yeterli olacak mı?

Her neyse, biraz önce de söylediğim gibi sorunu çözmek için yetersiz de olsa, geçerli bir sonuç alınamasa da farklı girişimler var. Ancak ben şimdiye kadar yolun komple kapatılması gibi bir şeyi hiç kimsenin konuştuğuna şahit olmadım. Belki halkın belki esnafın tepkisine neden olabileceği için hiç kimse konuşmuyor. Ama sahada olay öyle değil. Geçtiğimiz Kurban Bayramı’nın üçüncü günüydü. Akşamüzeri merkezde trafik birden kilitlendi. Hemen hemen 10 dakika falan da açılmadı. Biz de oradaki birkaç esnaf büyüğümüzle ayaküstü konuşmaya başladık. Esnaflardan birisi ceza kesilsin, bir diğeri uygulama yapılsın, bir diğeri trafik ekibi gelsin gibi çözümler anlatırken bende yolun tamamen trafiğe kapatılması düşüncemi ortaya attım. Aslında bana ters tepki vermelerini bekliyordum. Açıkçası hepsi birden ‘Evet’ deyince şaşırdım. Oradan ayrıldıktan sonra birkaç esnafla daha aynı konuyu konuşma fırsatı bulduk. Sözün özü şu ki gezer ayak bir zemin araştırması yapmış oldum. Ve gördüm ki caddeyi kapatmak konusunda esnaf da destek olabilir.

Benim önerim Karasu, Akçakoca gibi yakın ilçelerde uygulanıp iyi sonuçlar veren cadde kapama çalışmasının Kocaali’de de hayata geçirilmesi. Mesela asıl problemin yaşandığı Mehmet Akif Ersoy Caddesi üzerinde kısmen (Belirli günler ve saatler arasında) cadde kapama uygulaması denenebilir. Ortaköy istikametinden (Fatih Caddesi’nden) gelen araçlar için mecburi istikamet Akşemsettin Caddesi denenebilir. Yine aynı şekilde şu an tek yön olarak çalışan Mevlana Caddesi üzerinde kısmen cadde kapama uygulanabilir.

Kaldı ki bu bahsettiği şeyler çok ta öyle abartılacak ütopik işler değil. Çok değil bundan birkaç ay önce cadde üzerinde alt yapı çalışmaları yapılırken sıkça rastladığımız uygulamalar. Mesela Dörtyol ile Hürriyet İlköğretim Okulu arası yanlış hatırlamıyorsam 3 ya da dört gün boyunca gündüzleri sürekli trafiğe kapalıydı. Zaman zaman küçük çaplı sıkışmalar olsa da oranın kapalı olduğunu bilen vatandaş alternatif yolları kullanmış ve büyük kilitlenmeler olmamıştı. Sonuç itibari ile demem o ki Kocaali’deki trafik sorunu aslında psikolojik bir sorun. İnsanlar mecbur kaldıklarında merkezi işgal etmeden gidecekleri yerlere gidebiliyor. O zaman bize de o mecburiyet ortamını oluşturmak kalıyor. Bunun yolu da radikal kararlar almaktan geçiyor. Olumsuz bir sonucu olabileceğini düşünmemekle birlikte bahsettiğim cadde kapama uygulamasının denenmesinde fayda görüyorum…

YORUM EKLE