Geçit Hakkı Kurulması

GEÇİT HAKKI NEDİR?

Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır.

Özellikle Kocaali-Karasu gibi kısmen dağlık ilçelerde bulunan fındık bahçesi, bağ evi, mesire alanı gibi yerlerin birçoğunun genel yola bağlantısı bulunmamaktadır. Hal böyle iken Türk Medeni Kanunu'nun 747. maddesine göre; "Taşınmazından genel yola çıkmak için yeterli geçidi bulunmayan malik, tam bir bedel karşılığında bir geçit hakkı tanınmasını komşularından isteyebilir.” denilmektedir.

GEÇİT HAKKI DAVASI KİME KARŞI, NEREDE VE NASIL AÇILIR?

Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.

Geçit isteği, öncelikle mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir.  Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir.

Açılacak olan davada görevli ve yetkili mahkeme taşınmazın bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesi’dir.

GEÇİT HAKKI KURULURKEN MAHKEME NELERE DİKKAT ETMELİDİR?

Davacının geçit kurulmasını istediği güzergâh mahkemeyi bağlayıcı değildir. Mahkemece taşınmazlar başında keşif yapılarak alternatifler belirlenmeli, bilirkişiler tarafından en uygun güzergâh saptanmalıdır. Uygun güzergâh saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazların kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi olanaklı değil ise bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir.

Önemle durulması gereken bir hususta en uygun geçit ile kastedilenin davacı lehine en uygun olan veya değer olarak en düşük bedelli olan geçit değil, üzerinden geçit kurulan taşınmazlara en az zarar veren geçit olmasıdır.

Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilecekse, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.

Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir.

Saptanacak bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir.

Geçit bedeline kesilecek ağaçlar, yıkılması gereken su kuyusu, çit, duvar gibi muhdesat dahil edilmelidir. Üzerinden geçit oluşturulması nedeni ile taşınmazda değer kaybı olacaksa bu değer kaybı da geçit bedeline eklenmelidir.

Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca tapu siciline kaydı da gereklidir.

Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. Davanın kabulü halinde davacı vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmez fakat hakkında dava reddedilen bir parsel maliki davalı varsa ve vekili bulunması halinde vekalet ücretine hükmedilir.

YUKARIDA SUNMUŞ OLDUĞUM RESİMDEN HAREKETLE KONUYU BİR ÖRNEK İLE ANLATMAK GEREKİRSE;

B kendisine ait bir bahçeye gitmek istemektedir.

Ancak bahçesine gidebileceği başkaca bir yol olmadığı için A’ nın arazisinden geçmesi gerekmektedir.

A ise bu durumu kabul etse de, etmese de B - A ya karşı geçit hakkı davası açarak kendisine   A’ nın arazisinden yol satın alabilir.

Av. MUSTAFA YAVUZ YÜRÜKÇÜ - 22.08.2019

mustafayurukcu@outlook.com

(Bu köşe yazısı, sayın Av. Mustafa Yavuz Yürükçü tarafından kaleme alınmıştır. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısının tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan köşe yazısının bir bölümü, aktif link verilerek kullanılabilir. Yazarı ve kaynağı gösterilmeden kısmen ya da tamamen yayınlanması şahsi haklara ve fikri haklara aykırılık teşkil eder.)