Vali Nayir Okul Ziyaretlerine Devam Ediyor

Çarşamba günleri okul ziyaretinde bulunup öğretmen ve öğrencilerle bir araya gelen Vali Ahmet Hamdi Nayir, bu hafta da Hacı Zehra Akkoç Kız Anadolu Lisesinde temaslarda bulundu.

Vali Nayir Okul Ziyaretlerine Devam Ediyor

İl Milli Eğitim Müdürü Fazilet Durmuş, Adapazarı İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili Vedat Tezbilen’in de eşlik ettiği ziyarette Okul Müdürü Songül Mercan ile farklı spor dallarında Türkiye ve Avrupa Şampiyonluğu kazanmış olan öğrenciler tarafından karşılanan Vali Ahmet Hamdi Nayir, öğretmenler ve şampiyon öğrencilerle bir süre sohbet edip tebrik ederek hatıra fotoğrafı çektirdi.

“Şampiyonlar Yetiştiren Okul”
Okulun genel durumuna dair bilgiler veren Müdür Mercan, 1996-1997 döneminde eğitime başladıklarını ve 2013-2014 eğitim-öğretim yılından itibaren de Anadolu Lisesi olarak eğitim vermekte olduklarını, okullarının sosyal, kültürel ve spor alanlarında önemli başarıları bulunduğunu ifade ederek, son olarak bu yıl Trabzon’da düzenlenen Okul Sporları Türkiye Bisiklet Şampiyonasında Türkiye Şampiyonu olduklarını söyledi.

“Edebiyatı İyi Bilmeniz Her Alanda Büyük Fayda Sağlar”
Sınıfları gezerek öğrencilerle idealleri ve hayalleri üzerine bir süre sohbet eden Vali Ahmet Hamdi Nayir, ilk olarak 10. sınıfta Edebiyat dersine ortak olup öğrencilik yıllarına dair duygu ve düşüncelerini dile getirerek, “Hiç geçmeyecek sandığımız zaman aslında hızla akıp gidiyor. Sizler de bir gün bizim olduğumuz taraftan öğrencilere, ‘bizim zamanımızda’ diye başlayan cümleler kuracaksınız. Zamanınızı iyi değerlendirmeniz gerekmektedir. Bazı derslerin diğer derslere fayda sağlayan genel bir özelikleri vardır. Edebiyat dersi, dil bilgimiz diğer derslere de çok büyük katkı sunacaktır. Hangi ders olursa olsun soruyu anlama ve düzgün cevap verebilmeniz için dilimizi iyi bilmeniz gerekir” dedi.

“Yardımsever İnsanlar Güzel Duygularla Her Daim Anılır”
11. sınıfta okula ismini veren Hacı Zehra Akkoç’un kim olduğuna dair öğretmen ve öğrencilerle sohbet eden Vali Nayir, “Okula adlarını veren insanların hayatta olmasalar bile böylesi güzel eğitim yuvalarında isimleri yaşatılıyor. Ülkelerin zenginliği de aslında tam da buradan geliyor. Devletin gücünün yetmediği yerlerde imkânı olan vatandaşların destek olabilmesi medeniyet zenginliğinin göstergesidir. Kimi bir hastane yaptırır, kimi bir kütüphane, kimi de çeşme yaptırır ve hem insanlığa hizmet eder hem de adını yaşatır. İnancımıza göre öldükten sonra amel defteri kapansa da, böylesi eserler bırakan kişilerin amel defteri kapanmaz ve sevap kazanmaya devam ederler” diye konuştu.

“Her İşin En İyisini Yapmaya Gayret Etmeliyiz”
Bir öğrencinin neden Vali olmayı tercih ettiklerine dair bir soru üzerine hem lise hem de üniversite yıllarına dair anılarına değinen Vali Ahmet Hamdi Nayir, “Tercihim mi yoksa gittiğim yol oraya doğru mu beni götürdü, onu tam olarak anlamak benim için de zordu. Sizin yaşınızdayken böyle bir idealim yoktu, ancak Siyasal Bilimler Fakültesini kazanıp okulu bitirince Kaymakam adaylığı sınavına başvurup kazandım. 6 ilçede Kaymakamlık, 3 İlde Vali Yardımcılığı yaptıktan sonra Bakanlıkta farklı görevlerde bulundum ve Vali olarak Bilecik ile Kütahya’dan sonra 3. görev yerim Sakarya oldu. Çok büyük hayallerim yoktu, ancak hangi işi yapıyorsam en iyisini yapmaya çalıştım. Sizlerden beklentimiz de aynen budur. Hangi işi yaparsanız yapın en iyisini ve farklısını yapmaya çalışın” dedi.

“Öğrencilere Hem İngilizce Hem Türkçe Cevap Verdi”

12. sınıfta öğrencilerin İngilizce yönelttikleri soruları hem İngilizce hem de Türkçe cevaplayan Vali Nayir, “Anadolu’da ‘Bir lisan bir insan’ diye çok güzel bir söz vardır. Sizleri diğer insanlardan farklı kılacak, emsallerinizin önüne geçmenize yardımcı olacak özelliklerden birisi de yabancı dil bilmenizdir. Şu anki yaşınız, hafızanız, yaşamınız dil öğrenmeye çok müsait, küçük yaşlarda dil daha kolay öğreniliyor” dedi. Meslekte örnek aldığı kişiler olup olmadığı sorusuna “Başarılı olan insanları birebir örnek alıp onu taklit etmek gerçekten çok zordur. Her insanın başarısına katkı sağlayan farklı bir meziyeti vardır. Bizim alanımızda ‘Yöneticiliğin kitabı yoktur’ diye güzel bir söz vardır. Mesela Valiler arasında bazıları yalnızca bakışları ile sorunları halledebilir, bazıları hitabeti ile işi halledebilir, bazıları mevzuata çok hâkim olduğundan başarılı olur, bazıları da insani ilişkileri kullanarak olayları çözebilir. Sizler rol model aldığınız kişinin özelliklerini iyi bilmelisiniz ve sizin yapınıza uygun olanları taklit etmelisiniz. Aksi takdirde çok suni, yapmacık olur. Benim de çok takdir ettiğim Valilerim vardı, ama birebir taklitten uzak durdum” diye söyledi.
Öğrencilerin kendisine yönelttiği özel soruları da cevaplayan Vali Ahmet Hamdi Nayir, bir dönem el sanatları ile uğraştığını ve bundan da büyük keyif aldığını ifade etti.

“Çocuklarımızın Hayatına Dokunmalısınız”
Sınıfları gezdikten sonra Öğretmenler Odasında öğretmenlerle bir araya gelen Vali Ahmet Hamdi Nayir, “Her ülkenin, her milletin kaderine hükmeden öğretmenleri vardır, her büyük kişiyi etkilemiş, yönlendirmiş olan yine öğretmenlerimizdir. Sizler de birer öğretmenin eserisiniz, birçok öğretmen sizin hayatınıza dokunmuş, tesir etmiştir. Bizim de sizlerden en büyük beklentimiz, çocukların hayatına dokunup yeni nesli ihtiyacımız olan en iyi usulle, en iyi ilgiyle, alakayla yetiştirmeniz ve geleceğe hazırlamanızdır. Zor bir coğrafyada yaşadığımız için güçlü olmaya ihtiyacımız var, bu gücün de en önemli kısmını iyi yetişmiş insan gücü oluşturuyor. Bu da sizlerin fedakârlığı ve özverisiyle gerçekleşecek bir olaydır.

“Sınavlardaki Başarı Değil, Değerlerdeki Başarı Ölçüt Olmalı”
Eğitimin gayesi geleceğimize katkı sağlayacak insanlar yetiştirmek olmalıdır. Yalnızca sınavlarda başarılı olacak öğrenci yetiştiriyoruz diye düşünüyorsak, baştan kaybetmişiz demektir. Önceliğimiz hayatta başarılı olacak insanlar yetiştirmek olsun, sınavlar onun arkasından gelir. Velilerimiz çocuklarının ilk önce sınavlarda başarılı olmasını isteyebilir. Ancak sizler, 'Çocuk hayatta kendisine ihtiyaç duyduğu birçok donanımı burada alsın; iyi bir insan olmayı, haktan ve adaletten yana olmayı, sorumluluk duygusunu burada öğrensin, ondan sonra sınavlarda başarılı olmayı hedeflesin’ diye düşünmelisiniz. Eğer çocuklarımız sınavlarda çok başarılı olmuş, ancak erdemden ve faziletten yoksun kalmış ise, biz geleceğe zararlı bir nesil de yetiştirmiş olabiliriz. Hitler'in kimyagerleri de çok iyi bilim adamı idi, ancak kalplerinde, vicdanlarında eksik bırakılan hususlarla hem kendi ülkelerine hem dünyaya en büyük zararı verdiler.

“Biz Yüreğinde İnsan Sevgisi Olan Nesil İstiyoruz”
Biz kalbinde insan sevgisi olan doktorlar olsun istiyoruz, yoksa doktorluğunu, sağlık hizmetini para kazanma aracı olarak görenleri yetiştirmiş oluruz. Çok iyi ezber yapıyor diye kalbindeki, gönlündeki adalet ve hakkaniyet anlayışını ölçmeden veya onu aşılamadan bir çocuğumuzu hukuk fakültesine göndermişsek, bir zaman sonra onun vereceği hükmün adalet ve hakkaniyet ölçülerine ne kadar uyduğunu sorgularız. Çok iyi matematik çözüyor diye çocuğu mühendis yapalım, ancak sorumluluk duyguları eksik kalsın dersek, deprem olmadan yıkılan binalar bizi bekliyor demektir. Bizim ihtiyacımız olan güzel duygularla iç içe geleceğe hazırlanmış, hayata hazırlanmış bir nesildir.

“Dil Lisanı Değil, Hal Lisanı”
Dünyanın birçok yerinde ilkokul çağında sınav yoktur. Biz ilk seneden itibaren sınav yapmaya başlıyoruz. Veliyi de çocuğun sınavdaki başarısına bakmaya zorluyoruz. Okulun ve öğretmenin başarısını sınavda çocuğumuzun yapmış olduğu soru sayısı ile ölçmeye çalışıyoruz. Çocuğumuzu hayata hangi değerlerle hazırladığımızı önemsemiyoruz. Bu durumu çözmek için müfredata değerler eğitimini bir ders olarak koyduk, ancak bu işin isim koyarak çözülmeyeceğini de anladık. Bu iş ancak gönülle çözülür. İşte tam da burada dil lisanı değil, hal lisanı devreye girmeli ve siz çocuklarımızı geleceğe kendi yaşadığınız değerlerle hazırlamalısınız. Bunlar çok zor değil, sizin başarabileceğiniz konulardır. Cömertliğin en güzel anlatımı odur ki; öğretmen, yanında kalemi olmayan birisine cebindeki kalemi verip 'Al bu senin olsun' demekle en büyük dersi zaten vermiş olur. Yoksa oturup anlatmakla olmuyor, uygulama olmalı ki tesiri de büyük olsun.

“Bu Odadaki Farklılıklar Zenginliktir”
Öğretmenler odasındaki her türlü farklılık aslında hem sizlerin hem çocuklar ile velilerin hem de bizlerin zenginliğidir. Sizler ne kadar farklı düşünürseniz, eğitime dair düşüncelerinizi bu sırlı ve hikmetli odada güzel bir şekilde tartışabilirseniz, eğitimin kalitesini o derece yükseltebilirsiniz” diye söyledi.
Öğretmenlerin istek ve taleplerini de dinleyen Vali Ahmet Hamdi Nayir, spor alanındaki başarılarından dolayı da okul yöneticileri, öğretmenleri ve öğrencileri tebrik ettiğini sözlerine ekledi.

Sakarya Valiliği Basın Şube

SIRADAKİ HABER