İlk ama son olmayacak

Malum sezon yaz sezonu olunca biz de birçok vatandaşımız gibi zamanımızın ciddi bir bölümünü sahil kesiminde geçiriyoruz. Hal böyle olunca oradaki tatilci ile işletmeci ile bol bol oturup konuşma fırsatımız oluyor. Önemli bir mevzu olduğunda da buradan sizinle paylaşmaya çalışıyoruz. Amaç çalakalem bir şeyler yazıp yer doldurmak değil. Mesleğimizden dolayı bizden bir beklenti var. Kimle hasbihal etsek konuştuklarımızın masada kalmamasını istiyor haklı olarak. Bizde elimizden geldiği kadar hakkı hakka teslim etmeye çalışıyoruz.

Takip edenler bilir. Son bir iki ay içerisinde yanlış hatırlamıyorsam iki kez sahil kesiminde şu an için yapılan yatırımlar ve bundan sonra yapılacak olan işlerle ilgili yazı yazdım. Özellikle de merkez plajı için bundan sonra bir şey yapılacaksa mutlak suretle oradaki işletmecilerinin fikrinin alınması gerektiğini savundum. Şu anda da o zaman söylediğim sözlerin arkasındayım. Ben o yazıları yazarken işletme sahiplerinin bir yerde ortak hareket edeceğini ve gerektiğinde ses yükselteceklerini ümit ederek yazmıştım. Zira kendilerindeki bu isteği görmek için alim olmaya gerek yok. Hangisi olursa olsun iki dakika sohbet etseniz hemen yapmak istediklerini anlatmaya başlıyor. Ve bunlar bir yerde mevcut imkanların yetersizliği yüzünden tıkanıyor.

Bu hafta kendi açımdan baktığım zaman, oldukça güzel bir çalışmayı gördüm. Plajdaki kafeterya sahiplerinin şerit kapatma uygulaması ile ilgili hazırladığı dilekçe. Konuya haber metni olarak da yer verdiğim için çok fazla detayına girmek istemiyorum. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir husus var. O da tüm işletmecilerin ortak bir amaç için mücadele ediyor olması. Ben dilekçeyi gördüğüm zaman 12 işletmecinin imzası vardı. Üç işletme sahibinin ise dilekçe dolaştığı anda orada olmamaları sebebi ile imzası olmadığını öğrendim. Keza dilekçe kendilerine ulaştığında onlarda imza atacaklar ve toplu bir hareket başlamış olacak.

Peki burada amaç ne? İşletme sahipleri diyor ki yaz aylarında sahil kesimi yoğun. Bu yoğunluğa rağmen caddenin bir şeridi trafiğe kapatılabiliyor ve herhangi bir sıkışıklık yaşanmıyor. Aynı uygulama kışın da devam etsin. Malum kışın sahil kesimi deyimi yerinde ise hayalet şehir havasına bürünüyor. Uygulama kışın da devam ederse biz de usulüne uygun yatırım yapar yerimizi genişletiriz. Birde ilçe genelinde ve çevre ilçelerde ses getirecek şekilde güzel bir reklam yapar insanlarımızın kışın da sahile inmesini sağlamış oluruz. Bu sayede hem işletmecilerimiz, hem taşıma kooperatifi hem de yerel idare kazanmış olur. Mevzunun özeti bu.

Belediyenin buna nasıl karşılık vereceğini şimdiden kestiremiyorum ancak dışarıdan bakıldığı zaman bu ve bundan sonrası için oldukça önemli bir adım. Açıkçası ben kafeteryalara bu imkanın sağlanması halinde sahilin daha da canlanacağını düşünüyorum. Zira geçen Pazartesi akşamı konuştuğum işletmecilere bunu bizzat söyledim. Hatta atılacak olan her adımda basın olarak elimden gelen desteği vereceğimi de söyledim.

Daha önce bu büyükşehir belediyesinin Kocaali sahili için hazırlayacağı rekreasyon projesi de başta olmak üzere sahile yapılacak her yatırım için işletmecilerinin fikrinin alınması gerektiğini onlarla masaya oturulması gerektiğini yazmıştım. Bu günkü çalışmaya baktığımda ise işletmecilerin daha şimdiden fikir paylaşmaya açık olduğunu görüyorum. Zira bu atılan herkesin imzasını taşıyan ortak bir adım ve geleceğe dair güzel mesajlar içeriyor. Öncelikle Başkan Ahmet Acar’dan bu konuda duyarsız kalmamasını istiyorum. Zaten kendisinin bu konudaki yapıcı tavrını bildiğim için elinden geleni yapacağından eminim. Bu arada bireysel bir adım olmadığı için daha ciddiyetle yaklaşacağını tahmin ediyorum.

Bu dilekçe meselesi benim için ayrı bir anlam daha taşıyor. Şu an bahsini ettiğimiz mesele farkındaysanız bir birlik meselesi ve ilk kez böyle bir kitlesel hareket görüyorum. Sanıyorum ki son da olmayacak. Şu an için plaj kesiminde yirminin üzerinde aktif çalışan kafeterya var. Bir adet otel, bir adet apart otel, üç adet pansiyon var. Bunlara marketleri, emlakçıları vesaire eklediğimizde ortaya elle tutulur gözle görülür 30-35 tane işletme çıkıyor. Ben diyorum ki sahil işletmecilerinin ortak hareket ederek yerel idareye karar aldırabilmesi ciddi bir adım olacak. Ve bunun gibi bir iki proje başarıya ulaşırsa bu kez herkes ortak hareket etmenin yollarını arayacak. Bu işin sonunda da bir birliğin oluşması muhtemel. Dolayısı ile bu çalışmaya sadece işletmeciler yolu kışın da kapatın diye imza attı diye bakmak yetersiz olur. Eğer bu iş başarıya ulaşırsa inanıyorum ki yarın bir gün Kocaali Sahil İşletmecileri Birliği adı altında bir birliğin kurulması da gündeme gelmiş olacak. Demedi demeyin.  

YORUM EKLE