İsteyenin bir yüzü kara, alamazsak durum vahim

Malum, yaklaşık beş ayı aşkın bir süredir kocaman bir boşluğun içindeydik. Bir kez daha öğrendik ki içinde futbol olmayan bir hayatta bir şeyler sürekli eksik kalıyor. Ama hasret yavaş yavaş bitiyor. Heyecan dolu, coşku dolu futbol günleri kapımıza dayandı. Ve bunun ilk havasını geçtiğimiz Pazar günü Akyazı’da oynanan hazırlık maçı ile teneffüs etme imkanı bulduk. Bu yıl ikinci kez Bölgesel Lig’de boy gösterecek olan Kocaalispor’umuz sezon hazırlıklarına aralıksız devam ederken futbol federasyonunun da takvimi netlik kazandı. Buna göre bu Cuma günü gruplar belli olacak ve rakiplerimizin kimler olduğunu öğreneceğiz. Fikstür çekimi 1-4 Eylül tarihleri arasında olacak. 19 Eylül Cumartesi ve 20 Eylül Pazar günleri ilk müsabakalar oynanacak. Bunu sık sık yolda durdurup ligin ne zaman başlayacağını soranlar için özellikle yazdım. Ama asıl mevzu bu değil.

Özellikle son beş yıldır futbol bizim için her zamankinden daha fazla önem kazanmaya başladı. Kocaalispor’un BAL’da mücadele ettiği sezon tavan yaptı. Sonra bir sezon duraklama, geçen sezon da her şeyin yeniden uyandığı dolu dolu bir dönem geçirdik. Şimdilerde ise takımımızdan, BAL’dan düştüğümüz sezon gösterdiği performansın çok daha üzerinde bir performans bekliyoruz. Takım iyi olur, kötü olur… Bunun muhakemesini şimdiden yapmanın lüzumu yok. Biz önce kendimize bakmak durumundayız.

Kocaalili taraftarlar olarak her zaman, galibiyet ile skorer anlamda başarıyı aynı seviyede tuttuk. Dedik ki, Kocaalispor bu ilçenin her şeyden önce tanıtım elçisidir ve her zaman parmakla gösterilen, yense de yenilse de ayakta alkışlanan bir takım olması bizim için en az galibiyet kadar önemlidir. Bunu karşılığında da takımdan beklediğimizi aldık. Ne bundan önceki yönetimler, ne taraftar ne de futbolcu kardeşlerimiz hiçbir zaman Kocaali’nin adını lekeleyecek bir davranış göstermedi. Ölüm kalım müsabakası dediğimiz maçlarda bile tüm Sakarya’ya futbol ve centilmenlik dersi verdi. İnanıyorum ki bu sezon da dürüst, ahlaklı futbolcu kadrosu ile saygın yönetimi ile ve özellikle de futbolu futbol yapan coşkulu taraftarı ile Bölgesel Lig’in parmakla gösterilen takımı olacağız.

Bir de ‘Aslan yattığı yerden belli olur’ diye bir söz var. Sık sık kullanırız. Kocaalispor’un ilçeyi temsil anlamında elinden gelenin en iyisini yapacağından şüphemiz yok. Peki biz temsil konusunda ne kadar iyiyiz? Tesisleşme konusunda ne düzeydeyiz?

Bildiğiniz gibi 2013 yılı Kasım ayında sentetik sahanın hizmete girmesi ile Kocaali’de tesisleşme anlamında ciddi adımlar atılmaya başlandı. Bu sezon da takımımız (bildiğim kadarı ile) yakın tarihinde ilk kez kendi tesislerinde kamp yapıyor. Sahamız ve konaklama tesisimiz iyi, tribün iyi ancak gelen misafirleri ağırlama konusunda eksiğimiz var. Saha bittikten sonra hem futbolseverlerin hem de basın mensupları olarak bizlerin yerel idareden bu konuda talebi olmuştu. Ancak herhangi bir adım atılmadı.

Bu yıl durum öncekine göre biraz daha farklı. Artık iki sezon önce olduğu gibi Düzce, İstanbul, Eskişehir, Kütahya gibi yakın çevreden gelen misafirlere ev sahipliği yapacağız. Ve onları etiyle buduyla güzel bir tesiste ağırlamak bizim için oldukça önemli. Bunun için de göze hoş gelen bir çevre düzenlemesi ve bu çevre düzenlemesine uygun ortak kullanım alanlarına ihtiyacımız var. Bir kere, iki tribünün ortasında duran prefabrik wc nin yerine mutlak suretle daha güzel bir umumi alan yapılması şart. Küçük de olsa bir çay ocağı ya da kafeterya şart. Maç olduğu günlerde sahaya inen lahmacuncu börekçi gibi ilçemizin seyyar satıcılarının ıslanmadan durabilecekleri üstü kapalı bir alan şart. Şöyle düşünün, bu gün tribünde sigara içilmesi yasak değil mi? Ve hemen hepimiz tribünde sigara içeni gördüğümüz zaman uyarıyoruz. Ondan sonra millet tribünün altına girip sigarasını orada içiyor. Yerel anlamda baktığımız zaman çok önemli değil ama saha ve tesisi (arazisi ve üzerindeki yatırımı dahil) toplamda yaklaşık üç milyon lira değerinde olan bir bölgesel lig takımı olarak değerlendirdiğimiz zaman elimiz biraz zayıf kalıyor. Madem futbol bizim için ilçenin tanıtımı anlamında değer taşıyor, o zaman gereken ne ise yapmak mecburiyetindeyiz.

Açık konuşayım şimdiye kadar yapılanlar konusunda eleştirecek bir şey yok. Kocaalispor bu gün bir çok amatör takımın gıpta ile baktığı bir tesise ve imkana sahip. Kimin eli emeği varsa Allah razı olsun. Ama biraz önce sadıklarımı es geçmeyin. İnanıyorum ki belediye bu gün bu yazdığım konu ile ilgili harekete geçmiş olsa sezon açılana kadar, Kocaali Sentetik Saha’yı etrafındaki çevre düzenlemesi ve hizmet alanları ile cennet bahçesine çevirir. Şayet bu iş için maddi konuda bir yetersizlik varsa o zaman sıkıntıyı Büyükşehir Belediyesi çözecek demektir.

Buradan Başkan Ahmet Acar’a çağrıda bulunmak istiyorum. Bu yazdıklarım kesinlikle benim şahsi düşüncem değil, futbol için Kocaali Sentetik Saha’ya adım atan her vatandaşın ortak sesidir. Ve yukarıda yazdıklarım Kocaalili futbolsever kardeşlerimin, büyüklerimin ortak talebidir. Bu kapsamda sizden, zamanında sinek yuvası ve bataklık olan, şimdilerde ise üzerine milyon liralık yatırımı barındıran bu arazi için küçük bir hamle daha yapmanızı ve ilçenin namına uygun modern görünümlü bir tesisi Kocaali halkına hediye etmenizi talep ediyorum. Bu arada belediyenin mevcut imkanları şu an için elverişli değil ise ona da eywallah. O zaman da konuyu Başkan Zeki Toçoğlu’na iletmenizi bekliyorum. Siz konu ile ilgili olarak müsait bir zaman randevu alın. Ben Kocaali’den, Kocaali’ye gönül veren bir otobüs dolusu insanı da yanıma alarak Zeki Başkan’ın kapısını çalmaya hazırım. Ne demişler ‘İsteyenin bir yüzü kara, vermeyenin iki yüzü’. Benim açımdan sorun yok. İsterim bir yüzüm kararır. Ama verilmez de sezona şu anki mevcut halde başlarsak, ele güne karşı mahcup olur, komple utanmak zorunda kalırız.  

YORUM EKLE