Kafalardaki işsizlik

Malum Kocaali’nin en büyük eksiği çevredeki birçok ilçeye göre daha az gelişmiş olması. Buna sebep olarak merkeze olan uzaklığı gösterenler de var, şimdiye kadarki yerel idarelerin yanlış politika izlediğini düşünenler de. Birincisi biz ne kadar turizm ilçesi olmak istiyoruz desek de turizm yatırımları konusunda Sakarya’nın en zayıf ilçesi konumundayız, ikincisi ise sanayi konusunda. Hal böyle olunca işsizlik ilçenin en büyük sıkıntısı haline geliyor. Tabi bunları yazarken son birkaç yılda atılan adımları işin içine katmıyorum. Bu işe ilk başladığım zaman yani beş yıl önce Kocaali zamanla kendini katlayacak ve o günler uzakta değil dediğim zaman açık konuşayım hiç kimsenin inancı yoktu. Gülüp geçenlere de şahit oluyordum. Şu günlerde durum artık daha farklı. Çünkü herkes artık Kocaali’nin yavaş yavaş yol almaya başladığına gerçekten inanıyor.

Zira geçenlerde yazmıştım okuyanların hoşuna gitmiş, mantar gibi patlayan inşaatlar Kocaali’de inşaat sektörünü ve işçilerini yavaş yavaş ihya etmeye başladı. İleriki dönemlerde bunun daha büyük etkilerini de göreceğiz. Bunun yanı sıra son üç dört yıl içerisinde tesisleşme konusunda da adım atmaya başladık. Birkaç tane de olsa 15 – 20 kişi üzerinde işçi çalıştıran tesisimiz var. Ve yatırımcının Kocaali’ye olan ilgisi orta vadede bu tesislerin sayıca artacağını işaret ediyor. Ha diyeceksiniz ki yeterli mi? Elbette şu anki halimizin ilçedeki işsizlik sorununu çözmek için yeterli olduğunu düşünmüyorum. Yüzlerce gencimiz evini göçünü almış gitmiş, gurbette ailesinden eşinden dostundan yaşıyor, gurbette çalışıyor. Yalan yok, bu sorunu kökünden halletmemiz için birkaç yıl daha vaktimiz var.

Tabi somut olarak bir işsizlik sorunu yaşadığımızın hepimiz farkındayız. Ancak ben bu kez kafalarda yaşadığımız işsizlik sorunundan bahsetmek istiyorum. Diyeceksiniz ki işsizlik sorunu işsizlik sorunudur. Bunun kafada olanı da mı var? Elbette var. Açık konuşayım bizim ilçemizin işsizleri keyfi işsiz. Bizim işsizlerin kendine göre kıstasları var. İş ararlarken işin şartlarını öğrenmeden önce kendi şartlarını öne sürüyorlar ki işveren, iş saatlerini ve koşulları onun isteğine göre ayarlasın. Kendi başıma geldiği için bu kadar rahat konuşuyorum. Sonuç itibari ile kafalardaki bu keyfi işsizlik havalarını bir kenara koymak lazım. Çünkü onların yüzünden gerçekten işsiz olanlara, gerçekten ihtiyacı olanlara da haksızlık oluyor.

Malum bundan bir süre önce çevre ilçelerde bulunan sanayi bölgelerindeki, bazı fabrikaların yöneticileri Kocaali’den işçi almak için adım atmıştı. Hatırladığım kadarı ile başvuru sayısı 15 ya da 20 kişi olunca Kocaali’den servis kaldırılacaktı. Ancak müracaat sayısı 9 – 10 kişi ile kalınca projeden vazgeçildi. Şimdi ise aynı proje yeniden gündemde. Yine bu sayfa da haber metni olarak da kullanıyorum. Türkiye’nin önde gelen firmalarından birinin yöneticisi geçtiğimiz günlerde Kocaali’ye gelerek ilçeden işçi alımı için adım atılması yönünde bir görüşme yaptı. Düşündükleri rakam en az 30 kişi bu sayı daha da artabilir. Verdikleri ücret de günümüz şartlarında gayet makul. Üstelik işin içinde İş-Kur desteği de var. Ben bu kez gerçekten ihtiyacı olanların bunu değerlendireceğini düşünüyorum. Aksi takdirde geçişte başarısızlıkla sonuçlanan projelere bir yenisi daha eklenmiş olacak. Zaten gerçekten işe, çalışmaya ihtiyacı olanlar haberi duyar duymaz müracaat edecekler. Yeterli sayının karşılanamaması durumunda çevre ilçelerdeki yatırımcının Kocaali’ye iş gücü potansiyeli olarak bakması neredeyse imkansız hale gelecek. Bir de bu işin şöyle bir ferahlatıcı yanı var. Yaş aralığı gayet geniş. Askerlik şartı aranmıyor, hani nasıl desem neredeyse eli ayağı tutan herkesi alacaklar derler ya onun gibi bir şey. Buradan caddeye çıktığım zaman konuştuğum gençlere seslenmek istiyorum. Hani yolumu kesip ‘Abi bizi haber yap. Kocaali’nin işsiz gençleri diye yaz bizi’ diyorsunuz ya. Alın size iş. Asgari ücretin üzerinde maaş + ssk + yol. Buyurun bakalım, görelim ne kadar işsizsiniz.   

YORUM EKLE