Kayıp-Kaçak zorunluymuş

Özellikle kış şartlarının iyiden iyiye kendini gösterdiği şu günlerde hepimizin en büyük derdi çilesi yaşadığımız elektrik kesintileri oldu. 10 günde toplasan 10 saat elektrik alamayan yerler var. Buna karşın çevre ilçelerde, mesela Karasu’da STK’ların öncülüğünde eylemler düzenlendi. Halk bir nebze de olsa tepki verdi. Kocaali’de ise kimsenin ses çıkardığı yok. Daha birkaç gün oldu ortaya çıkalı, Kocaali’den de yavaş yavaş tepki verenler olacakmış.  Atı alan Üsküdar’ı geçti biz şimdi uyanmaya başladık. Aldığım bilgiye göre birkaç mahalle ağız birliği yapıp, bir araya gelip SEDAŞ ekiplerine fatura okutmayacakmış. Daha öncede bunu söyleyenler olmuştu. Herhangi bir sonuç alınamadığını biliyorum. Ne kadar etkili olacağını bilmem ama bana öyle geliyor ki SEDAŞ, şimdiye kadar nasıl becerdiyse bundan sonra da yapacağını yapar.

Geçtiğimiz hafta yazdığım yazıda SEDAŞ’ın bir masallarda adı geçen Kaf Dağı’nın ardındaki dev misali kafasına göre terör estirdiğini kimsenin buna dur diyemediğini yazmıştım. Dedim ki, adamlar halkı sömürmek, bütün maliyetleri bütün zararları halkın sırtından çıkarmak için tüm imkanları seferber ettiler, ne kadar kurnazlık çakallık varsa hepsini yapıyorlar, bizimkiler uyumaya devam ediyor. Bunu yazdığım için sitem edenler de oldu. Son dönemde yaşanan sıkıntılardan dolayı SEDAŞ’a belirli bir meblağda ceza kesildi. Sonra sosyal medya ve basında SEDAŞ’ın kendisine kesilen bu cezayı da faturalara yansıtarak veremediği hizmetten dolayı ödemesi gereken cezayı da halkın sırtından alacağı açıklandı. Buna da ses seda çıkaran yok.

Ancak asıl olay geçtiğimiz hafta patlak verdi. Biliyorsunuz bu faturalardaki kayıp kaçak bedeli uzun süredir konuşuluyor. Ve bu konuda ülkenin dört bir yanında Tüketici Hakları Hakem Heyeti’ne yapılmış on binlerce başvuru var. Bildiğim kadarı ile birçok yerde kayıp kaçak bedellerinin usulsüz olarak alındığı yönünde tavsiye niteliğinde kararlar çıktı. Hatta mahkeme kararı ile iadesi bile gündeme geldi. Yaşanan bütün bu gelişmelere, onca tartışmaya ve alınan onca karara Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli son noktayı koydu. Bakan Canikli yaptığı açıklamada faturalardaki kayıp kaçak bedellerinin bundan sonra da alınmaya devam edeceğini söyledi. Hatta alınan bu bedelin faturaya ayrıntı olarak yansıtılmasının da hata olduğunu söyledi. Ve şirketlerin bunu almaktan başka çaresi yokmuş. Çünkü bu maliyetin içinde yer alması gerekiyormuş. Yani öyle görünüyor ki kısa süre sonra sırtımızdan sömürülerek alınan bu para elektriğin kilovat saat bedeli içine gizlenerek alınmaya devam edecek. Bunun sinyalleri verildi. Konu ile ilgili detaylı bilgi almak isteyen internet üzerinden ‘Bakan Nurettin Canikli’nin Anadolu Ajansı Editör Masası’nda 9 Ocak 2015 tarihli kayıp kaçak bedeli ile ilgili açıklamaları’ şeklinde arayıp bakabilir.

Sonuç itibari ile daha önce aksine yapılan tüm açıklamalara rağmen hükümet kanadından elektrik dağıtım şirketlerini koruyan en net açıklama gelmiş oldu. Yani kayıp kaçak bedeli yasal ve sürekli bir hal aldı diyebiliriz. Zaten şu anda kullandığımız elektriğin yanı sıra nakil sırasında kaybolan elektriğin parasını biz ödüyoruz, kaçak kullananların parasını biz ödüyoruz, bakımsız nakil hatlarından dolayı kaybolan elektriğin parasını biz ödüyoruz, sayaç okumaya gelen personelin parasını biz ödüyoruz, açma kesmeye gelen personelin parasını biz ödüyoruz, SEDAŞ’ın yediği cezayı da biz ödeyeceğiz. Yakın zamanda faturalarımızın içinde SEDAŞ yönetim kurulu üyelerinin bakkal kasap borçları, market alışverişleri, çoluk çocuklarının eğitim masrafları, giyim kuşam giderleri falan da eklenirse şaşırmam. Mesela kayıp kaçak bedeline hükümet kanadından onay geldi. Zorunlu ve alınmaya devam edilecek dendi. Biraz önce saydığım ıvır zıvır giderler de faturalara eklendiğinde inanıyorum ki buna da onay verilecek. Yahu her şeyi anladım, vatandaş olarak faturadaki her şeyi ödemeye razıyım da keşke onlar da eziyet vermekten vazgeçip biraz hizmet verseler. 

YORUM EKLE