Kılıç gibi geçti

Geçtiğimiz hafta yazımı ne kadar kısa tutmaya çalıştıysam çalışayım yine de yerimi biraz fazla zorladığım için muhalefetin adayları ile ilgili fazla yazamamıştım. Geride kalan birkaç günün özellikle de adaylığı henüz resmiyet kazanmamış olan Mithat Sarı için gayet olumlu geçtiğini belirtmek istiyorum. Bildiğiniz gibi Sarı’nın hemen hemen iki ay süren aday adaylığı süreci geçtiğimiz Cumartesi akşamı resmen sona erdi. Akçakoca ziyaretinin ardından ilçeye gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “Mithat Sarı’yı sizlere emanet ediyorum, ona sahip çıkın” sözleri ile Sarı’nın adaylığı bizzat telaffuz ederek hem kendisine hem de kısa bir süre önce göreve gelen yeni teşkilata hatırı sayılır bir güven verdi. Tabi bunun diğer partililer üzerindeki etkisi de tartışılmaz. Dolayısı ile bu olumlu havanın uzunca bir süre hız kesmeden etkisini göstereceği kanaatindeyim. Hele bir de Kılıçdaroğlu seçim öncesinde bir kez daha ilçeye gelir birkaç saat vakit geçirirse muhalefet kanadının ciddi oranda güç kazanması işten bile değil. Keza kendisi kısa bir süre önce banka mevzusundan dolayı ilçe ile ilgili bilgi sahibi olmuş, bazı girişimlere öncülük etmiş ve sorunun çözümünde pay sahibi olmuştu. Öte yandan Başkan Adayı Mithat Sarı ile olan ikili ilişkilerinin de yabana atılmayacak kadar iyi olduğunu tekrar etmeye gerek yok sanırım. Yıllardır CHP teşkilatlarında üst kurul delegeliği gibi aktif görevler alan Mithat Sarı’nın Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun şahsına ulaşmak için hiçte zorlanmadığına yakı geçmişte şahitlik ettik. Bu durum seçim sürecinde de, sonuç ne olursa olsun seçim sonrasında da aynen devam edecektir.

Buraya kadar olan kısım Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, CHP İlçe Teşkilatı ve Başkan Adayı Mithat Sarı ile ilgili olan kısımdı. Şimdi olaya bir de akşamın geç saatlerine kadar soğuk havaya aldırmadan bekleyen yüzlerce Kocaalili vatandaş tarafından bakmak istiyorum. Kılıçdaroğlu’nun kısa süren ziyareti kendilerini memnun etti mi? Etti ise ben mi göremedim. Açık konuşmak gerekirse ben, benim gibi çalışan onlarca meslektaşım ve yaklaşık 600 kişi Genel Başkanlık tarihinde, Kocaali gibi stratejik önem taşıyan bir ilçeye ilk kez gelen ana muhalefet liderinin 10 -15 dakika da olsa bir konuşma yapacağı yönünde hemfikir olmuştuk. Hatta bir ara parti otobüsünün üzerindeki bariyerler açıldı. O kadar inanmışız ki o anda her birimiz pozisyon almış, kalabalığın içinden en güzel görüntüyü almak için adeta mini bir savaş vermiştik. Ama beklediğimiz olmadı. Buradaki hayal kırıklığını teşkilata mal etmek tam anlamıyla büyük bir hata olur. Zira CHP ilçe örgütü saatler öncesinden karşılama noktasına gidip ziyaretin miting havasında geçmesi için elinden geleni yaptı ilçede kalanlar da üzerlerine düşeni en iyi şekilde yaptı, genel başkanını coşkulu bir şekilde karşıladı. Ama yinede harcanan onca çabanın karşılığı alındı mı diye sorgulamak gerekir.

Akçakoca CHP’li bir belediye olduğu için Genel Başkan’ın oradaki programının uzamasını yadırgamamak lazım. Zira bir haber ajansı Kılıçdaroğlu’nun Akçakoca programını canlı yayınladı ve bende izledim. Hani genel başkan ben olsam oradaki coşkuya karşın bir gün bir gece kalırdım ya neyse. Sonuç itibari ile kuzeyden geçen Kılıçdaroğlu, aynen adı gibi, aynı kılıç gibi geldi ve ardına Mithat Sarı’yı emanet ederek geçti. Sonuç ne olursa olsun, program ne kadar uzarsa uzasın, diğer teşkilatlar ne kadar beklerse beklesin, Kocaali’ye ilk kez adım atan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu 10 dakika da olsa halka hitap etmeli miydi? Bence etmeliydi.

YORUM EKLE