Kira Sözleşmelerinde Kefalet

Uzun yıllar çalışıp bir ev parası biriktirdiniz ve şimdi bu evi kiraya vermek istiyorsunuz. Kiracıyı buldunuz ancak kirayı düzenli öder mi, bilemiyorsunuz. Kendisinden bir kefil istediniz. Kefili buldu, getirdi. Siz de kırtasiyeden bir tane kira sözleşmesi aldınız, hem kiracıya hem kefile imzalattınız. İlk birkaç ay güzel geçti, kiracı güzelce ödedi kiralarınızı. Sonra bir ay oldu, iki ay oldu gelen bir ödeme yok. Kiracıya karşı icra takibi başlattınız. Yapmışken kefili de eklediniz takibe. Önce icra dairesi, sonra mahkemenin diyeceği, “kardeşim, sen bu parayı kefilden de istiyorsun ama, bak kanun maddesi var, bu maddeye uygun bir kefalet almamışsın, sen kefilden bir lira dahi isteyemezsin”dir.

Peki, hatayı nerede yaptınız? Konunun başına dönelim. Öncelikle kefilliğin geçerli olması için birtakım şartlar var. Sözleşme içerisinde “şu kişi şu kişiye kefildir” şeklinde yazılması yeterli değil. Kefil, sözleşme üzerine kendi el yazısıyla,

  • kime,
  • neden,
  • ne kadar süre ve
  • ne kadar miktar için

kefil olduğunu, kefilliğin müteselsil olup olmadığını ve kefil olduğu tarihi yazmalıdır.

Bir örnek verelim.

“Ben Ahmet Yılmaz, 14.07.2020 tarihinden itibaren 10 yıl geçerli olmak kaydıyla 20.000-TL’ye kadar olacak şekilde Mehmet Yılmaz’ın işbu sözleşme ile girdiği borca müteselsilen kefilim. Sözleşmeyi okudum, anladım.”

Yukarıda bahsedilen kalemler sözleşme üzerine yazıldığında, ileride bir uyuşmazlık çıktığında kefil sorumluluktan kaçmak için herhangi bir yola başvuramayacaktır. Böylece sözleşme ile ilgili bir sorun oluştuğunda siz güven içinde kefile başvurabilirsiniz.

Kira sözleşmeleri bir yıl için akdedilse de taraflar birbirinden memnun olduğunda bu süre uzar. Uzayan süre için yeni sözleşme yapılmaz. Dolayısıyla siz kefilin kefaletini bir yıllık alırsanız (yani özel olarak uzatmış bulunmazsanız) böyle bir durumda sözleşmenin 2. veya 5. yılında kefalet hükümlerine dayanamazsınız. Bu nedenle süreyi yazmak şarttır.

Müteselsil kefillik nedir? En kısa yoluyla anlatmak gerekirse, iki çeşit kefalet bulunmaktadır. Bunlardan biri öncelikle kiracıya başvur, ondan tahsil edemezsen kefile git yoludur. Müteselsil kefaletteyse aynı anda hem kiracıya hem de kefile başvuru hakkınız vardır.

Türk Borçlar Kanunu’nun kefalete ilişkin hükümlerinde miktar ve tarihin belirtilmiş olmasının geçerlilik şartı olduğu hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla bu kalemlerin de kefil tarafından el yazısıyla yazılmış olması şarttır.

Kefil evliyse durum değişir mi? Kefil olan kişi evliyse kefalet altına gireceği miktarı ve süreyi belirtmek suretiyle eşinden yazılı onay alması gerekmektedir. Bu rızanın en geç sözleşmenin yapıldığı gün alınması gerekir. Eşin rızasının hiç alınmaması ya da alınan rızanın geçerlilik şartlarına aykırı olması durumunda da kefilin borçtan sorumlu tutulması mümkün değildir.

Siz de taşınmazınızı kiraya verirken kefil bulunduruyorsanız mutlaka bu hususlara dikkat edin. Aksi halde kefilin varlığına güvenerek yaptığınız sözleşmeyi sona erdirmek için maddi ve manevi olarak oldukça yorulursunuz.

YORUM EKLE