Yalnız kalmaya kendinizi alıştırın

Nisan Kültür Sanat Etkinliklerinde ‘Kültüre ve İrfana Dair Gençlerle Başbaşa' programında konuşan Prof. Dr. Nabi Avcı, “Gerçek insanlarla değil sanal ortamlarda tanıdığımız, asla karşılaşmayacağız bir sürü insanla birlikte dolaşıyoruz. Başka insanlarla mesajlaşıyoruz, sohbet ediyoruz ve sanal ortamlar oluşturuyoruz. O zaman yalnız kalmıyorsunuz.

Yalnız kalmaya kendinizi alıştırın

Tek başına oturuyorsunuz, yalnız gibi görünüyorsunuz ama yalnız değilsiniz. İnternette yalnız başına kalamazsınız. Bu internet bağımlılığı nedeniyle gerçekten insanca ilişki kurma, konuşma ve dinleme kabiliyetlerimiz köreliyor. Gerçekten yalnız kalmaya kendinizi alıştırın” dedi. kocaali

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Nisan Kültür Sanat Etkinlikleri Prof. Dr. Nabi Avcı'nın ‘Kültüre ve İrfana Dair Gençlerle Başbaşa' isimli konferansı ile devam etti. OSM’ de gerçekleştirilen programa Prof. Dr. Mustafa İsen, Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı İbrahim Aktürk, öğrenciler ve çok sayıda sanat dostu katıldı.

Etkinliklerimiz devam edecek

Programın açılış konuşmasını yapan Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı İbrahim Aktürk, "Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Dairesi olarak 2010 yılından bugüne kültür sanat dostlarının katkılarıyla birbirinden nitelikli ve kıymetli etkinliklerle buluşmanın sevincini yaşıyoruz. Düzenlemiş olduğumuz konferanslar, paneller, söyleşiler, konserler, sergiler ve kültür sanatın geniş yelpazesiyle devam eden etkinliklerimiz ile Türkiye'nin ve zaman zaman farklı dünya ülkelerinin sanatkâr şahsiyetlerini sizlerle buluşturmaya devam ediyoruz, edeceğiz” dedi.

Sessiz devrim

Prof. Dr. Nabi Avcı, “Son zamanlarda Belediyelerimiz kültür sanat faaliyetlerine ciddi emek harcıyorlar. Kültürün demokratikleşmesine, tabana yayılmasına önemli bir katkı sağlıyorlar. Bu bizim başka alanları da katarak söylediğimiz sessiz devrim tanımına çok uyan bir şeydir. Kültür sanat faaliyetleri sessiz devrimin kültür ayağını gösteriyor” dedi.

Kulak kekemeliği

Avcı, “Konuşma sanatı olduğu gibi dinleme sanatı denen bir şey de var. Konuşma bozukları ilgili birçok kurs var ama dinleme bozuklukları ile ilgili bir kurs yok. Konuşma bozuklukları ile ilgili dilsizlik, kekemelik, pelteklik gibi bunlara benzer birçok tabir var ama dinleme bozukluklarında tabirleşen bir tek sağırlık var. Hâlbuki çok yaygın bir kulak kekemeliği hastalığımız var. Kulak kekemeliği söylenen şeyi çarpıtıp başka anlama götüren bir hastalık. Birbirimiz dinlerken can kulağıyla dinlememiz gerekiyor. Önyargısız olarak ve gerçekten ne söylenmek istediğini dinlemek için dinlersek bu hastalıktan kurtulmuş oluruz” dedi.

Yalnız kalma sanatı

Avcı, "Nasıl dinleme sanatı varsa yalnız kalma sanatı da var. Şimdi bu sanat günümüzün ilişki kurma biçimleri içerisinde çok daha önem arz ediyor. İnsanlar eskiden yalnız kalmanın başka bir insanla birlikte olmaması olarak anlıyordu. Şimdi ise yalnız gibi görünen ama gerçek insanlarla değil sanal ortamlarda tanıdığımız asla karşılaşmayacağız bir sürü insanla birlikte dolaşıyoruz. Başka insanlarla ile mesajlaşıyorsunuz, sohbet ediyorsunuz ve sanal cemaatler oluşturuyorsunuz. O zaman yalnız kalmıyorsunuz. Tek başına oturuyorsunuz, yalnız gibi görünüyorsunuz ama yalnız değilsiniz. İnternette yalnız başına kalamazsınız. Bu internet bağımlılığı nedeniyle gerçekten insanca ilişki kurma, insanca konuşma ve insanca dinleme kabiliyetlerimiz köreliyor. Gerçekten yalnız kalmaya kendinizi alıştırın" dedi.

Yeni bir dil başka bir pencere

Prof. Dr. Avcı, “Dil meselesi çok önemlidir. Önce ana dilimizi iyi bilmemiz gerekiyor. Ana dilimizi iyi konuşuyorsak, ana dilimizi iyi okuyabiliyorsak her alandaki düşünme kabiliyetimiz artıyor demektir. Düşünmek için ana dilimizi iyi bilmemiz gerekiyor. Dil öğrenmenin düşünme kabiliyetini artırıp arttırmadığı ilgili yapılan birçok araştırmalar var. Yeni bir dil öğrendiniz zaman her dil dünyaya başka bir pencereden bakmayı sağlıyor. O pencereden bakarken dünyayı tasvir ettiğimiz dil çok farklı” diye konuştu.

SBB Basın Şube Müdürlüğü

SIRADAKİ HABER