Sarı’ya üç ay yeter mi?

Daha önce birkaç kez yazmıştım özellikle Pazartesi günlerimizin ne kadar yoğun geçtiğini. Halledilmesi gereken bir dünya iş üst üste birikir, nereye koşturacağımızı şaşırır hale geliriz. Hele birde mevsim kış, günler kısa, dokunmayın yarama… Yine öyle bir Pazartesi gününü geride bırakıp elinizde tuttuğunuz bu sayı için mutfağa geçtik. Oldukça yoğun olmasına karşın günün büyük bir bölümünü CHP Kocaali İlçe teşkilatına ayırdım.

Yerel basın olarak önce ilçe başkanlığınca düzenlenen basın toplantısında yer alıp ilçe başkanı ve belediye başkan adayının yazılı ve sözlü açıklamalarını alma imkanı bulduk. Sonrasında ise Belediye Başkan Adayı Mithat Sarı’nın akşamüzeri yapacağı köy gezilerine davet edildim. Yaklaşık 2 buçuk aydır Mithat Sarı’nın köy köy, mahalle mahalle gezdiğini ve gayet yoğun bir seçim çalışması yürüttüğünü bilmeyen yok. Aradan o kadar süre geçmesine rağmen hiçbir mahalle gezisine davet edilmemiştim. Ancak o gün özellikle davet edilmiş olmamı fazla tesadüfi bulmuyorum. Zira ilçe başkanlığı da göreve geldikten sonra ilk kez basına açık bir toplantı gerçekleştirdi. Bu arada orada bulunan 5-6 kişilik basın mensubun tüm sorularını içtenlikle cevaplama gayreti ve basınla barışık bir imaj yaratma girişimleri bana CHP Kocaali’de taşların yavaş yavaş yerine oturmaya başladığını anımsatıyor. Kolay değil, kısa bir süre önce oldukça sıkıntılı bir dönem yaşadılar. Eski başkan Cengiz Murat Altuntaş ve yönetiminden çok sayıda kişinin yönetimdeki görevlerinden istifalarının ardından yeni bir oluşum yaratabilmek için nasıl sıkıntılı bir dönem geçirdiklerini daha önce de yazdığım için şimdi fazla detayına girmek istemiyorum. Beni asıl memnun eden, ilçede muhalefet gibi bir muhalefetin yeniden diriliyor olması. Bu arada hafta sonu genişletilmiş ilçe kurultayı yapmaya ve seçim startını resmen vermeye hazırlanıyorlar. Ümit ediyorum ki coşkulu ve güzel bir program olur.

Gelelim Başkan Adayı Mithat Sarı’nın köy gezilerine. Pazartesi günü hemen hemen dört saat boyunca Mithat Sarı ile birlikte birkaç köy ziyaret ettik. Caferiye, Melenköy, Demiraçma ve Kadıköy ziyaretlerinin ardından benim de aralarında bulunduğum bir grup, iş yoğunluğundan dolayı ilçeye dönerken geride kalan grup Aydoğan, Bezirgan ve Kozluk köylerini ziyarete devam etti. Açık konuşmak gerekirse ziyaretinde yer aldığım dört köy, Mithat Sarı’nın şimdiye kadar olan süreçte nasıl bir çalışma rotası izlediğini anlamama yetti. Şu an köylerde düzgün ve anlaşılır cümleleri ile hitabı kuvvetli, duruşu dik, kendinden emin ve her şeyden önemlisi yaşayacağı en büyük problemi iyi tespit etmiş ve yarayı deşerek çalışan bir Mithat Sarı dolaşıyor.

En büyük problem nedir derseniz ona da açıklık getirmek istiyorum. Bildiğiniz gibi bölgemizde yıllardır sağ görüşlü partilerin hükmü sürüyor. Örneğin Kocaali ilçe olduğundan bu yana hiçbir zaman sol görüşlü bir iradeye teslim edilmemiş. Yani birçok yerde olduğu gibi sol görüş ve din bağlantısı Kocaali’de de yönetime halk iradesine yön vermiş. Dolayısı ile Mithat Sarı bir yandan seçim kazanma mücadelesi verirken bir yandan da bu imajı kırmaya uğraşıyor. Bu arada elinde Akçakoca gibi büyük bir kozu var. CHP’li Akçakoca Belediyesi’nin son yıllardaki atılımını iyi kullanıyor. Sorunu iyi tespit etmesinden kaynaklanıyor olacak ki konuşmasında yerel seçimlerin partiler arası değil kişiler arası bir yarış olduğunu sık sık gündeme getirirken hizmet, sorun ve çözüm kelimelerini kullandığı kadar parti ismi kullanmıyor. Bu kendisinin sol görüş imajını kırmak için ne denli istekli olduğunu gösteriyor.

Bu arada Akçakoca demişken küçük bir anekdot geçmek istiyorum. 2011 yılı Şubat ayı idi. CHP Kocaali ilçe kurultayına Akçakoca’nın CHP’li Belediye Başkanı Fikret Albayrak katılmıştı. Konuşmasında 2004 seçimlerini kaybettikten sonra ertesi gün 2009 seçim çalışmasına başladığını belirten Albayrak “Seçimi kaybettikten sonra öğrendim ki gizli yaptığımı ibadeti bazen alenen yapmak gerekiyormuş. CHP’liler beynamaz olur imajını kırmak için tam beş yıl boyunca sabah namazları da dahil tüm namazlarımı camilerde kılmaya başladım. İmajı kırdım ve 2009 seçimlerini kazandım” demişti. Albayrak ile Mithat Sarı’yı imaj kırma yönünden karşılaştıracak olursak Sarı’nın büyük bir handikabı var. Zira Albayrak’ın beş yılda yaptığını kendisi sadece üç ayda yapmaya çalışacak. En büyük artısı ise Mithat Sarı 15 yıldır ilçede idarecilik yapıyor. Yani o muhtar olduğunda ilkokulda olan bir çocuk şimdilerde çoluk çocuk sahibi ve en önemlisi Kocaalili bir seçmen.

Dolayısı ile gencinden yaşlısına kapısına gittiği herkes onu idareci olarak biliyor. (İdareci olarak bilinmesi belediyecilik anlamında da güvenoyu alacağı anlamına gelmiyor tabi ki.) Şimdiye kadar yer vermediğim ancak başından buyana takip ettiğim mücadelesi Kocaali’de bir ilki başarmaya ne kadar yakın ve istekli olduğunu gösteriyor. Propaganda süreci başlamadığı, iktidar partisinin adayının netleşmediği, örgütün seçim startını resmen vermemiş olması gibi nedenlerden dolayı Mithat Sarı’nın halk ziyaretlerinde somut projeler konuşmamasını şimdilik eleştirmeyeceğim. Ancak ekonomik, sosyal ve kültürel anlamda hangi somut projeleri hayata geçireceğini ve bunları ne zaman halk ile paylaşacağını merak edenlerin başında geliyorum. Sonuç itibari ile Mithat Sarı sonuca ulaşması imkansız olmayan ancak gerçekten zorlu bir yolda bunu herkes biliyor. Merak ettiğim olay şu, Albayrak’ın beş yılda yaptığını Sarı üç ayda yapabilecek mi?

YORUM EKLE