Şehir Planlaması

Fındık dı, sel di, okullar açıldı, deprem oldu bahaneleri ile yazımı epey bir erteledim. Baktım ki dünya meseleleri bitecek gibi değil kalemimiz döndüğünce yazalım dedik.  Aslında bahanelerin her biri ayrı bir yazı konusu ama benim değinmek istediğim konu belediyelerde ki imar uygulamaları hakkında. 

Peki imar uygulaması nedir? İmar Uygulamaları, belediyeler tarafından yapılabilen ilgili taşınmazlar üzerinde kadastral nitelikte bulunan taşınmazın belirli bir statüye kavuşmasını sağlamak amacıyla yapılan işlemlerdir. Daha açık deyimle, imar uygulamaları öncesinde yolu, cephesi, sosyal kültürel alanları, yeşil alanları, camisi, dini tesisleri gibi sosyal ve kültürel alanları bulunmayan taşınmazlar imar uygulamasıyla bu niteliğe kavuşurlar. İmar Uygulaması bizim hukukumuzda vatandaşlarımız anladığı terimle 18 uygulamasıdır aslında, burada bir taşınmazda bulunan bütün pafta hamurlaştırılır, diğer tanımı da hamurlaştırma anlamına gelir. Yani bir taşınmazdaki bütün parseller yan yana getirilir sonra bir masaya tekrar açılarak o taşınmazda bütün sosyal tesisler, yeşil alanlar, ilgili kültürel alanlar ayrılarak, yollara ayrılarak parseller yeniden yola cepheli şekilde ve artık imara açık yani vatandaşın inşaat yapılabilir hale getirilerek kullanılmasına tesis hale getirilir. O pafta üzerinde biraz öncede bahsettiğim gibi bütün tesis alanları, bütün kültürel, yeşil alanlarda korunarak konulur. İmar uygulamasında vatandaşımızım bilmesi gereken en önemli konu kadastral parselden imar uygulamasına geçildiğinde kamunun %35'e yakın parselden bedelsiz taşınmaz alabilme hakkıdır. Tekrar ediyorum kamu imar uygulaması yaptığında taşınmazının yüzde 35'ni bedelsiz olarak alabilir.

            Kısa ve öz olarak anlatacak olursak. Vatandaşın imar alanı içinde kalan şekilsiz yani yamuk yumuk biçimde olup da inşaat yapamadığı arsası düzgün bir şekil alıp yolu, altyapısı hazır, inşaat yapılır bir hale getirilme işidir. Aynı zamanda ekonomik değeri de artar. Aslında kulağa çok hoş geliyor. Düzgün, planlı ve değerli arsalar olsun, şehir yaşanabilir bir hal alsın. Kim istemez ki? Peki belediyeler bunu neden yapmaz ya da yapamaz sürekli erteler? Çünkü kulağa hoş gelen bu kanunun can alıcı bir tarafı var. O da arsanız ortalama %35 küçülür. Bunun yanında arsanız kamusal alanda kalabilir. Yani okul, park, camii vb. alanda kalabilir. O zaman da kullanım hakkı sizin elinizden çıkar kamulaştırılmasını beklersiniz.  Bu durum da ne olur? Soluğu belediye de alır, kendi arsamızın neden küçüldüğünün, neden kamusal alanda kaldığını, neden yerinin değiştiğinin hesabını sorarız. Bu işin altında bir kasıt ararız. İptal edilmesi için itirazlarda bulunuruz. Hiçbir şey yapamazsak seçimlerde oy vermeyiz. Başarırsak gururla anlatırız başaramazsak lanet eder dururuz. Aslında kendi ayağımıza, geleceğimize kurşun sıkarız ama farkında değilizdir.

            İlçemizde cadde üzerinde arazisi olan birçok mülk sahibi imarın uygulanmaması sebebiyle gayrimenkullerini değerlendiremiyorlar. Düşünsenize insanlar içinde borcu olanı var, iş kuracak olanı var, kat karşılığı arsasını verecek olanı var. Var da var. Ama ne yazık ki imar uygulaması olmadığı ya da yapılamadığı için bu gayrimenkullerini nakitte, konuta ya da iş yerine çeviremiyorlar. Bu da ne yazık ki yıl içinde milyonlarca liranın dönmesine engel olduğu için ilçe içinde ekonomik darlığa sebep oluyor.

            Bazen  traji komik olaylar da vukuu bulur. İmar planı olmadığı için sanayi sitesi de olmaz. O zaman evinizin altına demirci, kaportacı, marangoz için çalışma ruhsatı verilir sonrasında da gürültü yapıyor diye ceza kesilir. 

Şehir planlaması, imar uygulaması yaşanılabilir şehir demektir. Çarpık yapılaşmanın olmadığı yaşam alanı demektir. Eğitim, sağlık, sanayi, spor, park ve benzeri alanların düzgün olduğu göçün olmadığı yaşam için tercih edilen bir şehir demektir.

            Burada hak var vebal var. Bu sebep den ötürü imar planlarının bütün riskleri göze alınarak yapılması gerekli çünkü vatandaşlarımıza ve geleceğimize karşı borçluyuz.            

Bir önceki yazımda bazı köşe yazarlarımızın belediyeyi arsa satışları sebebiyle acımasızca eleştirmeden önce araştırmalılardı demiştim. Bu yazıma cevap gelmiş ya da ben üstüme alındım.

Yazıda aynen şu cümle yer alıyor ‘’Sayın başkanımızın aday adaylığı döneminde kuyusunu kazanların, araçlara binip ankaralara şikayete gidenlerin söz konusu emlak olunca tedirgin olması doğaldır. 25 arsanın satışının bazılarının iştahını kabartması doğaldır.’’ Bir de yazısına şu cümleyi sıkıştırmış ‘’ Bu da size diramatik gelebilir en az mevcut başkanı karalamak için yaptığınız lobiler gibi’. Sanırım burada beni kastetmiş.

Sevgili kardeşim yine sormadan araştırmadan yazmış. Ben aday adaylığı süresince hiç Ankara ya gitmedim. Kimseyi şikayet de bulunmadım. Hatta aldığım en büyük eleştiri şikayet etmemem di. Bir yerlerde yöneticiyseniz eleştirileceksiniz. Oturup kalmanızdan tutun da yaptıklarınız ve yapmadıklarınıza kadar eleştirilirsiniz. Seçim sürecinde aza, muhtar, meclis üyeliği,  belediye başkanlığı derken 10 binlerce insan aday olmuştur. Her biri lobi ve kulis yapar bundan daha doğal ne olabilir. Buna karalama, kuyu, kazma demek olayı çarptırmak demektir. Çok şükür kimseyi aşağılamadım, alçaklık yapmadım, iftirada atmadım. Neyse bu konuyu geçelim asıl önemli konu şu iştah kabarma meselesi 

14 yıldır emlakçılık yapıyorum bunun 10 yılını uluslararası bir emlak şirketinin temsilcisi olarak geçirdim. Bu zaman zarfında sadece Kocaali değil Adapazarı, İstanbul, Ankara, İzmir ve Düzce de satışlarımız oldu. Yine yerel, ulusal ve uluslararası birçok şirket ile gayrimenkulleri konusunda çalıştık ve danışmanlık yaptık. Yabancı uyruklu birçok vatandaşa gayrimenkul satışımız oldu. Ayrıca üniversite de emlak yönetimi mezunuyum. Ama ben belediyenin ihale ile yaptığı hiçbir satışına girmedim, aracı olmadım.   Şimdi   “25 arsanın satışının bazılarının iştahını kabartması doğaldır” diye yazan kardeşim eğer benim belediye ihalelerinden nemalandığımı kastediyorsa bunu ispatla yükümlüdür. Aksi takdirde iftiracıdır.

Sağlıcakla kalın.

YORUMLAR
Muhterem oguzhan
Muhterem oguzhan - 3 hafta Önce

Cok guzel anlatmissin ablasi basarilar dilerim