Ulusinan şimdi daha rahat

Geçtiğimiz hafta köşe yazımı yazarken, gazetemizin basım gününden dolayı kendimi talihsiz hissettiğimi söylemiştim. Öyle görüyorum ki yanılmamışım. Geçtiğimiz haftaki yazım bir iki gün daha geç olsaydı bu gün daha ilginç konulardan bahsediyor olacaktık. Bir haftalık gecikme olsa da geç olsun temiz olsun tezine sırtımı dayıyorum. Kısa bir süre önce ilçe teşkilatlarının işi ağırdan aldığını yazarken sanki Ak Parti’nin çalışma takvimini bekliyorlarmış gibi bir imaj oluştuğunu söylediğimde inananlar da olmuştu, inanmayanlarda. Ama öyle ki Ak Parti’nin süreci resmen başlatması ile birlikte muhalefet birden dirili verdi. Son birkaç günlük süre içerisinde Murat Duman’ın resmen müracaatı ilk aldığımız haberler arasında yer aldı. Şaşırtıcı bir durum değil tabi ki. Zira kendisi HAS Parti fesih edilip birleşme gündeme geldiği zaman yani bundan yaklaşık birkaç ay öncelikli hedefinin belediye başkan adaylığı olduğunu söylemiş hatta Kocaali’de bu konu ile ilgili net açıklama yapan ilk aday adayı olmuştu. Dolayısı ile başvuru sürecinin ilk gününde gidip müracaat etmesi yadırganmamalı.

Bunun bir iki gün sonrasında CHP, 20 Mayıs tarihinde başlayan ve hemen hemen dört buçuk aydır süregelen kongre sürecini tamamladı ki hem de ne tamamlayış. Genç, dinamik ve sahada yorulmayacak bir ekip kurdular. Bir de üstüne Muhtarlar Derneği Başkanı Mithat Sarı’nın aday adaylığı için resmi müracaatı eklendi ki ana muhalefetin şu günlerde keyfine diyecek yok gibi. Süreç neyi getirir, şimdiden kestirmek güç ama Sarı’nın adaylığına kesin gibi bakılıyor. Zira çiçeği burnunda teşkilat da bundan gayet memnun gibi. Bana öyle geliyor ki Başkan Sarı’nın peşinde oldukça ter dökecekler.

Saadet haftayı Bolu İl Müfettişi Osman Özkaya’nın ziyareti ve oda ziyaretleri ile geçirdi. Bu arada ben de Saadet’in 2 ay önce kesinleşen adayı Osman Şanlı ile karşılaşma fırsatı buldum. Oldukça genç, girişken bir imajı var ve jeoloji mühendisi. Tek handikabı son dönemde Kocaali’nin dışında bir yerde ikamet ediyor olması. Ancak teşkilatı desteğini artırarak bunu kısa sürede giderecektir.

Bu haftanın son gelişmesi ise MHP’de yaşandı. Pazartesi günü adaylarını Kenan Çatalbaş olarak kesinleştirdiler ve bir iki gün içinde büyük bir toplantı ile basına ve ilçe halkına duyuracaklar. Tam bu noktada Sinan Ulusinan’ın duruşuna vurgu yapmak istiyorum. Bildiğiniz gibi Ulusinan ilk başlarda tüm teşkilatlarla dirsek temasındaydı. Ancak bir şekilde adı daha çok MHP ile anılır olmuştu. Kendisinin de söylediği gibi o zor olanı yapmaya çalıştı. Ortak adaylık projesi ön plandaydı. Projesi tutmadı, zira hem tüzük hem de siyasi tutum olarak birbirinde ayrık rotalarda giden birkaç farklı teşkilatın aynı ismi desteklemesi çok da kolay bir şey değildi. Ulusinan bu kez de 3 yollu sürüncemede kaldı. Bir tarafta MHP cephesi, diğer tarafta kökenden gelen demokrat damarı, hiç biri olmazsa bağımsız adaylık. Olay şu ki Pazartesi günü MHP’nin Çatalbaş demesi Sinan Ulusinan’ın işine yaradı. 3 farklı düşünen Ulusinan artık daha az düşünüyor. Yani omzundan bir yük kalkmış oldu diyebiliriz. Adaylıktan vazgeçmemesi onun ve ekibinin ya olacak ya olacak mantığı ile hareket ettiği gösteriyor. Aday adaylığı söylentilerinin başlamasının ardından gazetecilik görevim ve reklam ajansımdan dolayı en fazla görüştüğüm kişilerin başında yer aldığı için onun bundan sonraki rotasını tahmin edebiliyorum. Kendisi açıklamasında parti ismi vermedi ancak bir dizi görüşme derken Ankara ziyaretini işaret ettiğinden, isim vermeyeceğim derken de Demokrat Parti’den adaylığını açıklayacağından neredeyse adım kadar eminim.

YORUM EKLE