Utandım

Malum yıllardır üzerine basa basa Kocaali’nin sahip olduğu doğal güzelliklerden bahsedip duruyoruz. Ve özelikle de Kocaali’nin bu gün fındığın haricinde bir şeyden beklentisi olacak ise bu deniz ve tatil turizmidir diyerek ilçe halkının sahip çıkması gereken değerleri işaret ediyoruz. Öyle ya fındıktan bir kez kazanıp yıl boyu onu yerken, yan taraftan da sürekli gelir kaynağı olabilecek projeleri üretmek ve bu konuda yapılanlara sahip çıkmak lazım. Şu günlerde daha çok turizm bölgesi revaçta. Bu arada sahil kesiminin orta halli geçen Ramazan ayının sonrasında gayet güzel bir bayram tatili geçirdiğini söylemek mümkün. Gördüğüm kadarı ile tatilcisi de yatırımcısı da işletmecisi de verdiği emeğin karşılığını alıyor, kısacası herkes kazanıyor. Ancak yine de kaybeden bazı değerlerimiz var. Daha doğrusu üzülerek söylüyorum ki halen değer vermeyi beceremeyen insanlarımız var.

Malum işimizin yoğunluğu nedeni ile çok fazla kumsala inme fırsatı bulamıyoruz. Hani derler ya terzi kendi söküğünü dikemezmiş diye benimkisi aynen o misal. Şurada ayağımızı uzatsak denize değiyor ama yine de ıslatamıyoruz. Her neyse bayramın üçüncü günü sabah erken saatlerde saat sekiz gibi denize girmek için sahile indim. Deniz gayet güzel tertemiz. O kadar erken saat olmasına rağmen oldukça kalabalık diyebileceğimiz bir insan topluluğu sahile inmiş. Buraya kadar her şey güzel de güzel olmayan tek mevzuu kumsalın temizliği. Etrafa bilinçsizce bırakılmış poşetler, kutular, geceden kalan yemek artıkları, oovvv bildiğiniz gibi değil yani. İçim acısa da söylene söylene olsa da kendime ayırdığım o bir saati değerlendirdim. Öğlen saatlerinde bu kez yakın akrabalar ve ilçe dışından gelen misafirlerimle birlikte kumsala inmeye karar verdik. Yolda giderken daha derli toplu bir sahil kesimi hayal ediyordum ancak durum hiçte öyle olmadı. Çünkü sabah öbek öbek gördüğüm çöp yığınları hala yerinde duruyordu. Dolayısı ile utandım. Yani demem o ki eğer biz bu deniz, kum, güneş kombinasyonundan para kazanacaksak eğer şu banane zihniyetini bir kenara bırakmamız lazım. Aksi takdirde burayı hiçbir Allah’ın kuluna sevdiremeyiz. Bu arada insanların sahil kesimindeki duş vc gibi bazı umumi alanlardan dolayı şikayette bulunduğunu da söylemek durumundayım. Görünürde yapımı devam eden bazı çalışmalar var ancak bunların biraz daha ivedi bir şekilde neticelendirilmesi lazım.

Alkışlamak lazım

İlçede son yıllarda revaçta olan spor dalı futbol, futbol denince de akla önce Kocaalispor geliyor. Farkındaysanız son günlerde basında da kuzey kulüplerinin akıbeti ile ilgili bazı haberler yer aldı. Hal böyle olunca vatandaşın da aklı karışmaya başlamıştı. Tam böyle bir zamanda bu hafta yaşanan gelişme ve Cemal Angın’ın kulüp başkanlığına gelmesi ileriye dönük çok olumlu mesaj verdi diyebilirim. Bu arada yaklaşık bir hafta önce yeniden başkan oldu denilen Mustafa Altuntaş’ın da yadırganmaması gerektiğini düşünüyorum. Kendisi zaten daha önce de geçerli sebepler ileriye sürerek başkanlık görevini devrettiğini açıklamıştı. Burada Altuntaş’a karşı yapılması gereken tek şey var. Geçtiğimiz yıl takımın başına geçip çok kısa sürede iyi bir ekip kurarak, hiçbir olumsuzluğa mahal vermeden Kocaalispor’u, Sakarya spor kamuoyuna parmak ısırtarak amatör küme şampiyonluğuna taşıyan bu adamı ve arkasındaki yönetimi takdir etmek ve onları alkışlamak lazım.       

YORUM EKLE