Uyarı geldi, mesaj alındı

Bölgemizin kaderinden midir bilinmez, ne zaman bir yerden kurtarsak paçamızı on sevinirken bir diğerine takılıyoruz. Malum mevzu fındık mevzusu. Zaten bizim için şu günlerde fındıktan daha önemli bir şey yok. Hele hele fiyatı rekora koşarken evi barkı bırakıp fındığın neredeyse içinde yatıyoruz. Psikolojimiz o kadar fındığa endekslenmiş ki şu günlerde öğrendiğimiz kadar ile eline tüfeğini alan gecenin bir vakti, gidip daldaki fındığının bekçiliğini yapıyor. Biz ne kadar insandan korursak koruyalım Yaratan Mevla nasipten çıkanı mutlaka ama mutlaka elimizden alıp ait olduğu yere veriyor.

Malum Mart ayında yaşanan don felaketi bırakın sadece Karadeniz Bölgesi’ni, ve oradaki yüz binlerce fındık üreticisini tabiri caiz ise tüm dünyanın dengelerini alt üst etti. Az buçuk basını ve haber sitelerini takip edenleriniz ne demek istediğimi hemen anlayacaklardır. Türkiye’de yaşanan fındık felaketi başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülkede fındık ve fındığa endeksli ürünleri etkiledi. Daha şimdiden fiyatlarda yüzde 20 ile 30’lar düzeyinde artış var. Yani bu demek oluyor ki biz aslında kendi içimizde değil aynı anda küresel bir sorunla da mücadele ediyoruz. Tek karımız ürünümüzün her geçen gün değer kazanması ve böyle giderse birkaç haftaya kalmaz tarihinin rekorunu kıracak.

Öte yandan zayiattan en az etkilenen bölge bizim bölgemizdi. Şu anda Kocaali Türkiye’de en fazla ürün çıkaran ilk dört ilçe arasında yer alıyor. Hal böyle olunca son birkaç haftadır en azından bu yıl için umutlanmaya başlamıştık. Ancak hevesimiz az kalsın kursağımızda kalacaktı. Çünkü bu kez de değişen iklim koşulları ile savaşmaya başladık. Öyle ki hayatımızda hiç görmediğimiz kadar şiddetli yağmur, hiç yaşamadığımız kadar nemli hava yaşamaya başladık. Hatta geçenlerde hortum ne demekmiş onu bile gördük. Hele şu geçtiğimiz Pazartesi günü yağan yağmur son aylarda gördüğümüz en şiddetli havalardan biriydi. Ve Kocaali’ye ciddi hasar verdi. İnanmayacaksınız o gün yaklaşık 20-25 kişiden telefon aldım. Bahçelerinde oluşan hasarı fotoğraflamak haber yaptırmak için ancak imkanımız el vermediği için çoğuna gidemedik. Pazartesi günü arayanlar arasında yaklaşık bir ton fındığının sele kapıldığını söyleyenler bile oldu. Anladığım kadarı ile yüksek yerlerde ve özellikle kuzey batıya bakan dik yamaçlarda gerçekten ciddi kayıp var. Miktarı konusunda hiçbir fikrim yok. İlgili kurumlar konu ile ilgili hasar tespit çalışması yaptığında mutlaka paylaşacağım. Ancak şurası kesin, bu bize bir uyarıydı. Bundan ders çıkarıp ayağı yorgana ona göre uzatmak gerektiğine inanıyorum. İnşallah mesaj alınmıştır.

Son olarak Kocaali Ziraat Odası’nın başlatmış olduğu depo çalışmasına vurgu yapmak istiyorum. Odanın bu konudaki girişimleri gerçekten takdire şayan. Ve iyi sonuç alınabilecek gibi duruyor. Öğrendiğim kadarı ile şimdiden bazı müracaatlar olmuş. Ancak bunun daha fazla olması gerekiyor. En azından birkaç bin ton fındığımızı elimizde tutabilirsek bu bizim için elimizdeki ürünün daha da değer kazanması için olumlu bir adım olacak.

YORUM EKLE