Ya ölseydi

Kocaali’de bazı şeylerin yolunda gitmediği herkesçe bilinen bir gerçek. Özellikle de hizmet kurumlarımızın ekipman konusundaki eksiklikleri ise çok sık olmasa da ihtiyaç olduğu anlarda fena şekilde can yakıyor. Mesela bu hafta sonu Karşı Mahalle’de yaşanan talihsiz olay bu konudaki eksiğimizi bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Bildiğiniz gibi Mahmut Balta isimli bir vatandaş feci bir kaza yaşadı. Adamcağızın ayağı silaj makinesine sıkıştı. Bende işim gereği olayı duyar duymaz olay yerine gittim. Kaza normal bir şey herkesin başına gelebilir ama insanı asıl öldüren kazadan çok kazanın ardından yapılan müdahaledir. Kazada canı çıkmayanın kazadan sonra çıkması kadar da kötü bir şey yoktur herhalde.

Bunun çok yakın bir örneği yaklaşık bir yıl önce benim başıma da gelmişti hatırlarsınız. Babam feci bir trafik kazası geçirmişti. Mide-bağırsak, tabiri caiz ise patlamayan yeri kalmamıştı. Uzun süren bir ameliyatın ardından 10 gün yoğun bakımda yatmış sonrasında ise Allah onu bize ve ailemize bağışlamıştı. Üzerinden üç ay geçmişti ki babam bir kaza daha geçirdi. Karasu’daki evimizin balkonu çöktü ve babam bu kez de 4 metre yükseklikten beton zemine çakılmıştı. Bu olayın ardından Karasu Devlet Hastanesi’ne kaldırılan babam saatlerce ambulans beklemişti. Eğitim araştırma hastanesinin ortopedi bölümüne ait ameliyathane babam için hazırlanmışken, kendisi oraya gidene kadar doktor arada bir ameliyat daha yapmıştı. Sonuç itibari ile babam kazadan değil belki ama araç yüzünden ciddi bir ölüm tehlikesi daha atlatmıştı. Birde şu durum var tabi. Babamın sağ kalçası şu an yok. Doktor ameliyat sonrasında müdahale için ve kırılan kemiklerin kaynaması için çok geç kalındığını söylemişti.

Gelelim bu günümüze ve Mahut Balta’nın yaşadığı talihsiz olaya. Olay olur olmaz haber veriliyor ve itfaiye, polis, 112 olay yerine gidiyor. Bir müddet müdahale ediliyor ancak talihsiz adam sıkıştığı yerden çıkarılamıyor. Sebebi ise gerekli ekipmanların olmaması. Çelik makası, oksijen kaynağı gibi… Kocaali’deki ekiplerde bu teçhizatın olmaması işlerin ne kadar donanımsız bir şekilde yürüdüğünü apaçık gösteriyor. Ve Sakarya Büyükşehir Belediyesi’nden donanımlı ekip çağırılıyor. Bunun karşılığında ise bir anlık dalgınlığın kurbanı olan Mahmut Balta neredeyse üç saate yakın bir süre makinenin içinden kurtarılmayı bekliyor. Neden? Ekipman yok. Hatırladığım kadarı ile bundan iki üç yıl önce de buna benzer bir olay yaşanmış ve çocuk yaşta bir kardeşimiz aynı acıyı tatmıştı. Demek ki, unutulmuş.

Sonuç itibari ile ben yerel idarenin daha sağlıklı hizmet vermek açısından kendisini bir kez daha gözden geçirmesi gerektiğin düşünüyorum. Çok küçük olmasına rağmen hayati önem taşıyan bu ekipmanların bir an önce Kocaali’ye kazandırılması lazım. Öyle ki Mahmut Balta olayı Kocaali’de ilk olmayacak. Bundan sonra da buna benzer vakalarla karşılaşmamız normal. Her seferinde büyükşehirden ekibin gelmesini mi bekleyeceğiz. Hadi biz bekleriz de kazazede bekleyebilecek mi. Açıkçası ben Mahmut Balta’nın 2 buçuk saat boyunca devam eden kan kaybına nasıl dayanabildiğini hayretler içinde izledim. O, Allah’ın da takdiri ile dayandı. Bu yazıyı yazarken ailesini aradım ve durumu ile ilgili bilgi aldım. Çok şükür sağlığı yerinde imiş. Açık konuşuyorum, eğer Balta, ekipman eksikliği yüzünden oldukça geç yapılan müdahaleyi bekleyemeseydi ve ölseydi, kendisi göçer kurtulurdu ama bu eksiklikleri görmezden gelenlerin sağlığı ciddi anlamda bozulurdu.

Kimsenin işine gücüne çomak sokmak niyetinde değilim ancak, bir şeyler yaramıza dokunuyor ve insan hayatı gerçekten tehlikeye giriyorsa, o zaman uyarmak en asil görevimdir. Bunun üzerine ben olsam tüm imkanları seferber edip, ne yapar ne eder tam donanımlı bir acil müdahale aracı alır kapıya dikerdim. İnsan için, insan hayatı için,…  

YORUM EKLE