Yanlış varsa düzeltilir

Ne kadar iyi bir esnaf olursanız olun, işinizi ne kadar iyi yaparsanız yapın, çevrenizden bazılarının sizin o işe olan bağlılığınızı kabullenmediğini görürsünüz. Hatta öyle zaman gelir ki, bir sene önce yolda yürürken ayağınız taşa takılmıştır. Siz çoktan unutmuşsunuzdur. Ancak bir yıl sonra birisi çıkar karşınıza ve sizin o gün takıldığınız taşı göremeyecek kadar kör olduğunuzu söyler yüzünüze ya da göre göre basacak kadar sakar olduğunuzu. Sizin bu durumda verecek herhangi bir cevabınız yoktur. Önce olayı hatırlar, gülersiniz. ‘Görmedim’ derseniz kör olduğunuzu kabul etmiş olursunuz, ‘gördüm ama kaçamadım’ derseniz sakarlığı kabullenirsiniz. Bu durum aslında sizden değil çevrenizdekilerin olayı kötüye kullanmasından kaynaklanır ve hiçbir şekilde engel olamazsınız. Ve genellikle bu durumdan onlar karlı çıkar. Neden böyle bir konuyu kaleme aldığımı soracak olursanız, geçtiğimiz günlerde aldığım bazı gerçekçi duyumlar neticesinde böyle bir kanıya vardım. Zira geçtiğimiz günlerde yer verdiğimiz bir haber metninde ilçede iddia olarak dolaşan bazı söylemlerin doğruluğunu kontrol ederek sizlere yansıttık. Ve bunu yaparken ipin iki ucunu da serbest bırakmak koşulu ile hiçbir bağlayıcı cümle kullanmadık.

Ayrıca haber konusu yaptığımız iddiaların odağındaki birinci tekil şahısın görüşlerine başvurarak samimi açıklamalarına gönül rahatlığı ile yer verdik. Ancak ardından geçen birkaç günlük süreçte bir şeyler değişmiş olacak ki değerli büyüğümüz, ilçe siyaseti için ciddi önem taşıyan bir toplantıda, yer verdiğimiz iddiaların kendisi ile uzaktan yakından bağlantısı olmadığını vurgulamış. (Ancak bu süreçte kendisinden herhangi bir düzeltme talebi gelmediğinin de altını çiziyorum.) Üzüntü duyuyorum. Ve bu konuda kör mü? sakar mı? olduğumu merak ediyorum. Sanıyorum ki biraz karmaşık gibi görünen bu mesaj ilgili birimlere net olarak ulaşacak ve durumun ciddiyeti daha iyi anlaşılacak. Geride kalan yaklaşık 3 buçuk yılda Kocaali’de gerçekten ciddi birikim yaptık ve bu birikimimizi şahısların değil toplumumuzun genel çıkarları için kullandık ve kullanmaya devam edeceğiz. Bunu yaparken her zaman hakkını vererek yapmaya özen gösterdik. Şimdiye kadar nasıl samimi olduysak, olaylara nasıl objektif baktıysak, bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz. Tek temennimiz bu samimiyet ve ciddiyetin suiistimale uğramamasıdır. Sorun varsa çözülür, yanlış varsa düzeltilir. Her şey teferruat, asıl olan iyi niyettir.
YORUM EKLE