Yavrucukların hesabını Allah sizden soracak

Bildiğiniz gibi geçen haftanın en büyük olayı Ortaköy’de yaşanan elektrik ve su kesintileriydi. Daha önceden söylenti şeklinde devam eden süreç geçen Pazartesi akşamı alevlendi ve vatandaş sokağa çıkıp eylem yapmaya başladı. Peki sonrasında ne oldu. O gece trafo başına toplanan kalabalığa kesim ertelendi evlerinize gidebilirsiniz diye açıklama yapıldı. Vatandaş da gönül rahatlığı ile evinin yolunu tuttu. Sonrasında sessiz sedasız Ortaköy’e giden ekip bir çırpıda elektriği kesiverdi. Bunu gören vatandaş aynı gün ve akabinde birkaç gün üst üste inşaat alanına giderek eylem yapıp sesini duyurmaya çalıştı. Duyurabildi mi? Orası kesin değil. Gerçi basın olaya gerçekten ilgi gösterdi onların sesi duyuldu da, işin gerçeği ilgili merciler olayı takmadı, görmezlikten geldi. Sonuç itibari ile olan aradaki garantörlere ve vatandaşa oldu. Bu yazıyı kaleme aldığım Pazartesi akşamı itibari ile bölgede elektriksiz susuz yaşayan hemen hemen 60 hane var. Bunların içinde yatalak hastalar var. Taşımalı eğitimle okula giden öğrenciler var. Ve onlar su anda arızalı bir sistemin verdiği cehennem azabını yaşıyorlar. Ben en çok da yatalak durumdaki hastalara ve hiçbir suçu günahı olmayan öğrenci kardeşlerime üzülüyorum. Eziyet çekiyorlar… Kimin yüzünden.

Sonuç itibari ile bu yazı size ulaştığında hemen hemen eziyet 10 gündür sürüyor olacak. Ve bu süreç içerisinde yapılan girişimler olumlu sonuç verirse insanların yeniden en azından evlerinden çıkana kadar insan gibi yaşama ihtimalleri var. Şayet vermezse son güne kadar karanlıkta bekleyecekler. Başka da bir çıkış yolu yok. Tamam, asıl çıkması gereken ve çıkmayanları ayırdım da şu masum yavruların yatalak hastaların ne günahı var. Ne suçları var ki kışın ortasında derslerini hava kararmadan ya da lüks ışığı altında bitirmek zorunda kalıyorlar. Ben size bir şey söyleyeyim mi, Allah’u Teala o yavrucaklara hasta, yaşlı ve yatalaklara bu eziyeti çektiren herkesten hesabını bir bir soracak. Bu işin altında kimin imzası var ise hiç biri bu yükün altından kalkamayacak. Hesabını veremeyecek.

Neden bu kadar net konuştuğumu da yayım isterseniz. Olayı zaten uzun süredir takip ediyorum, az da olsa bilgi sahibiyim yani. Pazartesi akşamı Başkan Ahmet Acar ile rutin görüşüyoruz. Ve bu kesimler ile ilgili olarak diyor ki, “Böyle toplu olarak değil de istimlak paralarını alan hanelere süre verilip, verilen sürede evlerini terk etmedikleri halde enerjileri kesilebilirdi. En azından mağduriyet önemli ölçüde ortadan kalkardı. Ama öyle yapmadılar. Toplu kesim yolunu tercih ettiler. Şimdi para almayanlar da mağdur oldu. Onları geçtim, istimlakla alakası olmayan haneler bile enerjiyi Ortaköy’den aldıkları için bir haftadır eziyet çekiyorlar”.

Bakın ister gücensinler ister gücenmesinler çok da önemli değil. Parasını alıp evini yerini yurdu hazır ettiği halde iş olsun diye orda duranlar var ise onlara söyleyecek sözüm yok. Ama Allah için düşünün sabi sübyana yazık değil mi. Yaşlıya düşmüşe yazık değil mi? Üstelik daha makul bir yol, daha iyi bir yordam sunulduğu halde ‘Yok biz kafamız ne isterse onu yaparız, kağıda kaideye bakarız’ diyen zihniyet çok mu iyi niyetli. Herneyse. Lafı fazla dolandırıp milletin yarasına daha fazla tuz basmaya gerek yok. Zaten ben bu yazıyı okumanız için değil, yanlış yapanlardan Allah hesap soracak bilsinler diye yazdım. Bilin ki öteki tarafta başınıza gelecekler için hazırlık yapın.      

YORUM EKLE