KÜLTÜR SANAT

Çocuğunuz okula hazır mı?

Her çocuğun okula uyum sürecinin farklı olduğunu belirten uzmanlar, 72 ayı doldurmasına rağmen konuşma ve akademik becerilerin öğrenilmesi gibi konularda sorun yaşayan çocukların okula uygunluk durumlarının takip edilmesi gerektiğini belirtiyor. 72 ayını doldurmayan çocukların ailelerine de uyarılarda bulunan uzmanlar, okula hazırlık değerlendirmesinin önemine işaret ediyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, birinci sınıfa bu yıl başlayan çocukların gelişim durumlarına göre farklı uyum süreçleri yaşayabileceklerini söyledi.

Çocuğunuz okula hazır mı?
İlkokul birinci sınıfa başlarken 72 ayını doldurmuş ve gelişimi akranlarına göre uygun düzeyde olan çocuğun okula hazır olduğunun düşünüldüğünü belirten Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, “Ancak burada anne ve babaların dikkat etmeleri gereken önemli hususlar vardır. 72 ayını doldurduğu halde çocuk okula hazır olmayabilir ya da doldurmadığı halde çocuğun akademik açıdan oldukça iyi olduğu düşünülebilir” dedi.

Akademik becerileri öğrenmeye başlamışlardır
Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, “72 ayını doldurmuş ve öğretmenleri tarafından okula hazır olduğu düşünülen çocuklar, genellikle yürüme, konuşmaya başlama ve konuşmanın akıcılaşması, tuvalet eğitimini tamamlama konusunda akranlarına uygun bir gelişim gösterir. Bu çocuklar, okul öncesi eğitim sırasında da akademik becerileri öğrenmeye başlamış, arkadaşları ile sosyal iletişim becerileri gelişmiş, kaygı ve davranışlarını yönetme becerileri yaşlarından beklenen düzeyde gelişmiş olan çocuklardır. Bu çocukların okula başlamak için hazır oldukları düşünülür” dedi.

Okula uygunluk değerlendirmesi yaptırılmalı
Ancak bu gelişimsel özelliklerden bir ya da birkaç tanesinde problem yaşamış olan ya da halen yaşayan, bununla birlikte 72 ayını doldurmuş olan çocuklar olduğunu da kaydeden Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, “Bu durumda anne ve babaların çocukları için mutlaka bir okula uygunluk değerlendirmesi yaptırmayı düşünmeleri gerekir. Bunun için bir çocuk psikiyatri uzmanına başvurmaları gerekir. Çocuk psikiyatri uzmanı okula başlamak için kronolojik yaşı uygun olan ancak gelişimsel özelliklerinde soru işaretleri bulunan çocukları değerlendirir, gerekli test ve tetkikleri yapar ve çocuğun okula başlama ya da başlamama kararında aileye yardımcı olur” diye konuştu.

72 yaşını doldurmayan çocuklara dikkat!
Yılın son çeyreğinde doğmuş, okula başladığında henüz 72 ayını tamamlamamış olan çocukların değerlendirmesinin de önemine işaret eden Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, “Bu durumdaki çocuklarda ailenin çok dikkatli bir karar vermesi gerekir, çünkü verilen yanlış bir karar çocuğun akademik yaşamını baştan baltalayabilir. Zaten böyle bir çocuk gelişimsel olarak akranlarından geride özellikler gösteriyorsa mutlaka o eğitim-öğretim yılında anaokuluna devam etmelidir” uyarısında bulundu. 

Akademik iyi oluş tek başına yeterli değil
Bazen anne ve babaların çocuğun akademik açıdan çok iyi olduğunu, tekrar anaokuluna gitmek istemediğini, ilkokula başlamaya çok hevesli olduğunu söyleyerek erken başlaması konusunda istekli göründüklerini kaydeden Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, “İlkokula başlayan çocuğun akademik açıdan çok iyi olması yeterli değildir. Çocukların sosyalleşmeyi, kaygı ve endişelerini yönetmeyi öğrenmiş, dikkatlerini sürdürme yeteneklerinin gelişmiş olması ve davranış kontrolü konusunda bir miktar olgunlaşmış olmaları gerekir. Akademik olarak çok iyi olan ancak sınıftaki arkadaşlarından daha geride sosyalleşme belirtileri gösteren çocuklar o yıl içinde ya da ilerleyen okul yıllarında akademik hayatlarını olumsuz etkileyecek sorunlar yaşayabilirler” dedi.

Okul olgunluğu nasıl anlaşılır?
Okul olgunluğunun çocuk psikiyatri uzmanları tarafından belirlendiğini kaydeden Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, “Çocuk psikiyatri uzmanları, çocuğun gelişimsel, davranışsal, sosyal ve psikolojik özelliklerini belirler, okula hazırlık testleri ile çocuğu tekrar değerlendirir ve aileyi bu önemli karar konusunda bilgilendirirler. Anaokulundaki bir çocuğun öğretmenleri çocuğun okula hazır olup olmadığı konusunda fikir sahibi olurlar. Anaokuluna uyum sağlamış, diğer çocuklarla iletişim kurabilen, etkinliklere katılan, verilen yönergeleri takip edebilen ve kurallara uyan çocuklar genellikle okul için hazır olan çocuklardır” dedi.

Nöropsikiyatri Check-up, çocuğun gelişimsel özelliklerini tespit ediyor
Okul olgunluğunun belirlenmesinde çocuklar için uygulanan Nöropsikiyatri Check Up’ının önemli olduğunu kaydeden Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, “Çocuğun okula hazır olup olmadığını bir çocuk psikiyatri uzmanı değerlendirir. Burada çocuğun muayenesi, aileden alınan ayrıntılı bilgi ve ardından çocuğa uygulanan birtakım test ve tetkikler yer alır. Yapılan testlerde amacımız çocuğun gelişimsel özelliklerini, sosyal ve ruhsal gelişimini, dikkat, öğrenme ve davranışsal özelliklerini tespit etmektir” diye konuştu. Bu testlerin bir psikolog tarafından çocuğa karşılıklı iletişim halindeyken uygulandığını kaydeden Gökten, uygulama sırasında bazen anne ve babaların da test odasında bulunmalarının istenebileceğini söyledi.

Soru işareti varsa uzman desteği alınmalı
Okula hazırlık değerlendirmelerinin 6 yaş civarındaki, okula başlama konusunda karar verilmesi gereken çocuklara uygulandığını kaydeden Doç. Dr. Emel Sarı Gökten, “Kafalarında soru işareti bulunan anne ve babaların okula hazır olma durumu ile ilgili mutlaka bir uzmandan destek almaları önerilir. Bu destek sayesinde, çocuğun ilerideki yaşamı için oldukça önemli olan akademik yaşamının olumsuz etkilenmesi önlenmiş olur. Bu değerlendirme sırasında, saptanan problemlerin tedavisi açısından da çocuk ve aile yardım alır” diye konuştu.

KÜLTÜR SANAT

Çocuğunuz Okula Hazır mı?

DoktorTakvimi.com uzmanlarından Uzm. Kl. Psk. Zübeyde Ezgi Horzum, bu dönemi doğru yönetmek isteyen anne babalara önerilerde bulunuyor.

Okulların açılma süreci pek çok çocuk için kaygıya neden oluyor. Belli bir düzen ve kuralın var olduğu okul dönemi, yaz tatilinin rahatlığına alışan çocuklar için zorlayıcı gelebiliyor. Ayrıca bu dönemde okula yeni başlayacak çocuklarda da ayrılma kaygısı sıkça görülüyor. Peki, okula uyum sürecinde çocuğun kaygılarını azaltmak için neler yapılabilir? Bu sorunun yanıtını DoktorTakvimi.com uzmanlarından Uzm. Kl. Psk. Zübeyde Ezgi Horzum veriyor. 

Ebeveynler önce kendi kaygılarıyla başa çıkmalı
“Kendi konfor alanının dışında, bakım veren kişilerden uzakta farklı bir ortamda, farklı insanlarla olma hissi çocuğu belirsizliğe, bu belirsizlik hissi de kaygıya sürükler. Her çocuk için bu kaygının dışa vurumu farklı seyredebilir. Örneğin bazıları öfkeyle yansıtırken, bazıları ağlayabilir, bazı çocuklar ise karın ağrısı, baş ağrısı gibi fizyolojik tepkiler gösterebilir” diyen Horzum, bu sürecin düzgün şekilde yönetilebilmesi için öncelikle ebeveynlerin kendi kaygılarıyla başa çıkması gerektiğinin altını çiziyor. Özellikle çocukları okula yeni başlayacak ebeveynlerin sık sık çocuklarından ayrılma konusunda problem yaşadıklarını söyleyen Horzum, ayrılma kaygısı yaşayan anne ve babaların bu tutumunun çocuğun stresini artırdığını belirtiyor. 

Çocuğunuzu dinleyin
Çocuğun okul kaygısının giderilmesinde anne ve babanın çocukla iletişiminin önemine dikkat çeken Uzm. Kl. Psk. Zübeyde Ezgi Horzum, sözlerini şöyle sürdürüyor: “İletişim, çocuğun nelerden korkup kaygılandığını anlamak için çok önemlidir. Ayrıca çocuğun okulda yaşadığı geçmiş deneyimleri hakkında konuşmasının dikkatle dinlenmesi, çocuğun kendini önemli ve okul konusunda işe yarıyor hissetmesi için etkili bir adım olacaktır. Böylece daha önce okulda yaşadığı güzel bir olay ebeveynler tarafından paylaşılıp desteklenebilir ya da ebeveynler, çocuğun kendini huzursuz hissettiği konulara kolayca müdahale edebilir.” Ebeveynlerin destekleyici ve pozitif olmasının çocuğun kaygısı üzerinde büyük bir rol oynadığını belirten Horzum, ebeveynlerin çocuğun başarılarını desteklemesi çocuğun özgüvenini arttıracağı belirtiyor. Horzum, ayrıca okul konusunda çocuğun hoşuna gidecek, “en yakın arkadaşınla özlem gidereceksin, onu uzun zaman sonra tekrar göreceksin” gibi olumlu şeyleri çocuğa hatırlatmanın kaygıyı azaltmada etkili olacağının altını çiziyor.

Uykusuzluk kaygıyı artırabilir
Bir diğer önemli noktanın uyku düzeni olduğunu hatırlatan Horzum, okul rutinine uygun olarak uyku düzeni oluşturmanın öğrencilerin okula dönüş adaptasyonunu hızlandıracağını belirtiyor. Uykusuzluğun kaygıyı artırabileceğinin altını çizen DoktorTakvimi.com uzmanlarından Uzm. Kl. Psk. Zübeyde Ezgi Horzum, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Çocuk günün büyük bir kısmını okulda geçirir. Özellikle ilk hafta çocuk için oldukça yorucu geçebilir. Çocuğun okul sonrası yorgunluğunun dinmesi ve enerjisini toplaması için ona zaman tanımak gerekir. Bu sürede ebeveynler çocuklarıyla ortak keyif aldıkları aktivitelerle zaman geçirebilir. Yalnızca kısa bir sohbet içinde bulunmak bile çocuğu rahatlatmaya yeterli olabilir. Ebeveynler çocuğun öğretmeniyle iletişim halinde olması okul sürecini sağlıklı yönetebilmek için etkili bir yoldur. Çocuğun nelerden hoşlandığını, nelerden rahatsızlık duyduğunu en iyi ebeveynleri gözlemleyebilir. Böylelikle sınıf ortamında çocuğun kaygısı aza indirilebilir.”